George Soros'tan 'diktatörlerle mücadeleye' 1 milyar dolar bağış

ABD'li iş insanı George Soros, dünya genelindeki "mevcut ve müstakbel"

diktatörler tarafından yönetilen bir dünyada sivil toplumların erozyonuna karşı ve iklim kriziyle mücadele çalışmaları kapsamında yeni bir üniversite ağı projesi için bir milyar dolar bağış sözü verdi.

İsviçre'nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu'nda (WEF) konuşan Soros, insanlığın bir dönüm noktasında olduğunu ve gelecek yılların ABD Başkanı Donald Trump ve Çin lideri Şi Cinping gibi liderlerin kaderini tayin edeceğini ve aynı zamanda dünyanın kendi kaderini de belirleyeceğini söyledi.

 

"Tarihin dönüşüm geçirilen, açık toplumların ayakta kalmasının tehlikede olduğu bir dönemi yaşıyoruz." diyen Macar asıllı 89 yaşındaki ABD'li milyarder, bir başka büyük bir sorunun ise iklim değişikliği olduğunu dile getirdi.

"Açık Toplum Üniversite Ağı" (OSUN) planını hayatının en önemli ve en kalıcı projesi olarak nitelendiren Soros, tüm dünyadaki üniversitelerin katılabileceği eğitim ve araştırma adına uluslararası bir platform olacağını dile getirdi.

Soros, "Ben hala hayattayken projenin de hayata geçirildiğini görmek istiyorum." dedi.

"Rohingyalar dahil eğitime ihtiyaç duyanlara ulaşacağız"

Ayrıca Soros, mülteciler, Rohingya Müslümanlar, mahkumlar, yerlerinden edilenler ve Romanlar gibi eğitime ihtiyaç duyan ancak ihmale uğrayan toplumlara ve yerlere de ulaşmaya çalışacaklarını belirtti.

George Soros, yaptığı konuşmadan, "OSUN'a olan bağlılığımızı göstermek için projeye bir milyar dolar katkıda bulunuyoruz. Ancak tek başımıza küresel bir ağ kuramayız; bu projede dünyanın her yerinden ortak kurum ve destekçilere ihtiyacımız olacak." ifadelerini kullandı.

Macaristan'da kurduğu Orta Avrupa Üniversitesi (CEU), aşırı sağcı ve popülist söylemleriyle bilinen Başbakan Viktor Orban'ın baskısıyla bu ülkedeki faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kalmıştı.

Orban'ı diktatörlükle suçlayan Soros, açık toplumların çok daha risk altında bulunduğu şimdilerde projenin hiç olmadığı kadar önemli olduğunu kaydetti.

İş insanı konuşmasında, 'Çin, Rusya ve ABD gibi dünyanın en güçlü ülkelerinin diktatörlerin elinde olduğu ve gün geçtikçe otoriter yöneticilerin saflarının genişlemeye devam etmesi' nedeniyle yaşadığı üzüntüyü dile getirdi.

Irkçılığın dünya çapında çok daha fazla arttığını, en büyük ve en korkutucu gerilemenin ise Hindistan'da yaşandığına işaret eden George Soros, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'yi de 'Hindu milliyetçisi bir devlet yaratmak'la suçladı.

"Trump yeniden seçilebilir"

ABD Başkanı Donald Trump'ı 'hilekar, dolandırıcı, narsist ve iklim inkarcısı' olarak tanımlayan Soros, mevcut ekonomik verilerin Trump'ın yeniden seçilmesine olanak sağlayabileceğini kaydetti.

"Trump, halihazırda canlı olan ekonomiyi aşırı derecede ısıttı." ifadesini kullanan finansçı iş insanı, "Aşırı ısınmış bir ekonomi kaynama noktasında çok uzun süre tutulamaz." sözleriyle uyarıda da bulundu. Bu arada Soros, yatırımcı olarak büyük piyasa değişimlerini doğru tahmin etmesiyle tanınıyor.

Ancak bununla birlikte ABD'de seçimlere daha on ay zaman bulunduğunu hatırlatan iş insanı, "Bunlar seçime kısa süre kala yaşansa muhtemelen seçimi garantileyecekti ama onun sorunu daha 10 ay kalmış olması. On ay.. Devrimci bir gözle bakıldığında bir ömür kadar uzun." şeklinde konuştu.

"Şi Cinping, kişiliğini kaybetmiş yeni insan türü yaratmak istiyor"

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in tüm gücü kendi etrafında topladığına işaret eden Soros, Komünist Parti geleneğinin kırıldığını ve Çin ekonomisinin de daha önceki esnekliğini kaybettiğini söyledi.

Şi Cinping'in göreve başlayıp yeterince güç kazanır kazanmaz 'diktatör' haline geldiğini, başarılarının 'teyitten çok uzak olduğunu' ve tek çocuk politikasından kaynaklı durumun demografik olarak bu ülkenin aleyhine işlediğini ifade etti.

En rahatsız edici olan durumun ise, Şi Cinping'in yeni bir otoriter sistem yaratmaya çalışması olduğunu ifade eden Soros, keza insanların, başlarına herhangi bir şey gelmemesi için kişiliklerini dahi teslim etmek isteyeceği (bağlılık bildireceği) yeni bir insan türü yaratma gayreti olduğunu savundu.

ABD'li iş insanı konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:

"İnsan bir defa kişisel özerkliğini (kendi kendini idare etme) kaybederse bir daha toparlaması çok zor. Açık bir toplumun da böylesi bir dünyada yeri olamaz."

 

kaynak: euronews

Pin It