Yazdır

Geçmiş ve mevcut belediye başkanları Sarıçam Deresi yad ediyor sizleri..

   Adana’da bilinen, klasik belediyecilik faaliyetlerindendir, her gelen belediye başkanının Sarıçam Deresi’ni temizlediği belediye bünyesinde dağıtılan mutat bültenlerdendir!    

   Seçim dönemi yaklaştığı zaman Belediye başkanları Sarıçam tarafının oylarını alabilmek için Sarıçam Deresi’ni temizlemek gibi hummalı bir faaliyete girişirler. 
   
  Ekipler gönderilir, geceli gündüzlü çalışmalar vardiyalarla sürdürülür.   
   
  Sarıçam temizlenmiştir!
   Medyatik-reklam ekipleri hazırlanılır. 
 
    Sarıçam Deresi’nin temizliğini göstermek üzere seferberlik ilan edilir.  
   
  Ne kadar temizlendiği medya aracılığıyla halka teşhir edilir.  
   
    Lakin işin aslı hiç de öyle değildir. 
   
   Sarıçam’ın bir türlü temizlenmediği bal gibi bilinir. 

Kendisini kirletenlerin temizlemeye niyetleri olmadığını da en iyi Sarıçam Deresi bilir.
 
    Halk bu konuda suskun, fakat müstehzidir.  
  Sarıçam ise süreçte bildiğini okumaktadır. 

  Sanki, temizlik onun fıtratında yoktur!
   
   Çünkü onu bu hale getiren insanoğludur!

*
 
  Bir zamanlar belediye başkanları havuzlar yaptırarak,”Artık Sarıçam’da çocuklar yüzüyor” manşetleri attırmışlardı.  
  
    Oysa o belediye başkanlarının teknik elemanları ve dahi mühendisleri bunun olmayacağını kendisine bildirmişlerdi.  
   
   Sarıçam ne mühendis başkanlar görmüştü! 
      Görmüştü de hepsine gülüp geçmişti!  

  Belediye başkanları “Sarıçam’ı temizledik “diyerek ancak halkı kandırabilirlerdi.  
    Sarıçam Deresi kaçın kurasıydı? 
   
  Nice belediye başkanları görmüş, nice devrandan akıp geçmişti. 
  
    Belediye başkanları seçilip, seçilip gidiyorlardı. 
   Hoş arada bir uzun süre kalanı da olmuyor değildi hani. 
  
    Sarıçam yüzyıllardır akıp gidiyor, belediye başkanları da gelip gidiyorlardı. 

*
  
    Sarıçam Deresi bütün pisliğini akıtarak sırıtıyordu onlara.. “Bakın” diyordu. “Yaptığınız tahrifata.  Bir gün kurutacaksınız beni.
  
    Ancak o zaman anlayacaksınız ve belki de hayıflanacaksınız benim adıma yediğiniz haltlara!   
  Ben böyle akıp gidiyorum.

   Siz kirlettiniz beni, salkım söğütler yok artık yamaçlarımda. 

   Kuşlar figan ederek terk ettiler beni çoktan çekip gittiler uzaklara.  

  Siz ise hala daha “temizledik” diyorsunuz pisliğinizi aklınıza geldikçe arasıra.. 
  
   Ben kirliliğimden utanıyorum bakamıyorum insanlara.

    Merak ediyorum siz yalanlarınızdan utanmadan nasıl çıkabiliyorsunuz meydanlara? " 
      

    Reha Ören