İşte Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Türk savunma sanayisinin önde gelen kuruluşları lazer silah çalışmalarını Hava Savunma Lazer Sistemi'ne dönüştürmek için güçlerini birleştirdi.

SAHA İstanbul koordinasyonunda, Türk savunma sanayisinin önde gelen kuruluşları lazer silah çalışmalarını Hava Savunma Lazer Sistemi'ne dönüştürecek.

SAHA İstanbul koordinasyonunda, kümelenme üyeleri ASELSAN, ROKETSAN, ERMAKSAN, SAVER, TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM) ve Gebze Teknik Üniversitesi ile oluşturulan konsorsiyum, Lazer Hava Savunma Sistemleri başlıklı proje geliştirdi. Projenin TÜBİTAK Sanayi Yenilik Ağ Mekanizması (SAYEM) tarafından desteklenmesi kararlaştırıldı.

Dünyada lazer sistemlerine yönelik çalışmalar üç kategoride yürütülüyor. Mühimmat, mayın ve el yapımı patlayıcı başta olmak üzere her türlü patlayıcı ve şüpheli madde imha sistemlerine yönelik olarak zırhlı insanlı araç veya insansız kara aracı üzerine entegre 1-3 kW gücünde çalışmalar bulunuyor.

Drone imha sistemleri için mobil veya sabit platformlara entegre 2-5 kW gücünde çözümler geliştiriliyor. Hava savunma sistemleri kapsamında ise genellikle insansız C-RAM/top, havan ve roketlere karşı, sabit veya mobil sistemlere entegre, 20-100 kW gücünde çözümler üzerinde çalışılıyor.

Proje kapsamında, TÜBİTAK BİLGEM tarafından yürütülen Yüksek Güçlü Lazer (YGL) Projesi çıktısı 20 kW (4x5 kW) lazer kaynağı, adaptif odaklayıcı ve hedef takip sistemi, konsorsiyum vasıtasıyla gemi ve kara platformlarına sistem olarak adapte edilecek ve top, havan roket ve güdümlü füzelere karşı Hava Savunma Lazer Sistemi geliştirilecek.

Havadan yere atılan mühimmat ile top, havan ve roket tehdidinin bertaraf edilmesinde son dönemde en etkin çözüm olarak lazer sistemler öne çıkıyor. Özellikle son 10 yılda lazer sistemlerinin bazı zafiyetleri (hedef takibi, güç ve odaklama ve benzeri) giderilerek hava tehdidine yönelik bir seçenek oluşturuldu. Gelişmiş teknoloji ve savunma sanayisine sahip ülkeler lazer sistemleri çalışmalarına ağırlık veriyor.

TÜRKİYE'NİN YENİ NESİL YERLİ SİLAHLARI

Gelişen teknoloji hayatımızın her alanına nüfus etmek ile birlikte silah endüstrisini de baştan başa yeniliyor. İşte Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından kullanılan yerli teknoloji ürünü olan silahlar...

TÜRKİYE'NİN YENİ SİLAHINDAN İLK GÖRÜNTÜLER

Türkiye'nin roket ve füze alanındaki lider şirketi ROKETSAN, Alka Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi'ni (YESS) ilk kez 14'üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) tanıttı.

Alka, ilk kez paylaşılan test görüntülerinde el yapımı patlayıcı, güvenlik ihlali yapan drone, mühimmat taşıyan drone, casus drone, sürü drone saldırısı gibi tehditleri başarıyla bertaraf etti.

ROKETSAN İleri Güdüm ve Kontrol Teknolojileri Müdürü Dr. Uğur Kayasal, AA muhabirine, Alka'yı öz kaynaklarıyla geliştirdiklerini söyledi.

TÜRK MÜHENDİSLER 3 AYDA LAZER SİLAHI YAPTI

TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM) mühendisleri Star Warsfilmlerinde kullanılan ışın silahlarına benzer lazer silahları geliştirdi. 50 kişilik Ar-Ge ekibi tarafından ordunun talebi üzerine 3 ay içinde prototip olarak üretilen Tüfeğe Monte Lazer Silahı, Milli Piyade Tüfeği (MPT) 76'ya monte edilerek kullanılabiliyor.

Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF) tanıtılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın incelediği Tüfeğe Monte Lazer Silahı'nın Proje Yöneticisi Doç.Dr. Aydın Yeniay, lazer silahı hakkında bilgi verdi.Bir süredir lazer silahı teknolojileriyle ilgili araştırma ve geliştirme çalışması yürüttüklerini anlatan Yeniay, Geliştirdikleri Tüfeğe Monte Lazer Sistemi ile Milli Piyade Tüfeği - MPT76'ya lazer silahı işlevini de kazandırdıklarını söyleyen Yeniay, şu bilgileri verdi:

"Tüfeğe Monte Lazer Sistemi'ni bir çanta içerisinde taşınabilen ve 30 dakika içinde şarj olabilen yapıda geliştirdik. Lazer silahımız 180 atımlık. Lazeri, odaklayıcısı, optiği ve bütün kontrollerini milli olarak geliştirdiğimiz lazerimizi yine milli silahımız olan MPT 76'ya entegre ettik. Lazer silahımız 100-150 metre mesafeden 1 milimetre çelikleri delebiliyor. Yalnızca lazer gücüyle çalışıyor ve silahın diğer özelliklerini hiçbir şekilde etkilemiyor. Diğer silahın üzerine standart arayüzlerle ekleyebiliyoruz. Lazer sistemi de sırt çantasına sığabiliyor. taşınabilmesi çok önemli. Hem taşınabiliyor hem şarj edilebiliyor."

Yeniay, silahın Türk mühendisliğinin başarısı olduğuna dikkati çekerek, "Dünyada bu güçte taşınabilir ilk lazer silahını geliştirdik. Şu anda Türk Silahlı Kuvvetleri'nde kullanımda yok. Yakında olacak." dedi.

ZAHA İLK ÇIKARMASINI IDEF'TE YAPTI

Türk savunma sanayi firması FNSS Savunma Sistemleri'nin Zırhlı Amfibi Hücum Aracının (ZAHA) ön prototipinin tanıtımı yapıldı. FNSS üst yöneticisi Nail Kurt, 14. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF 2019) bulunan FNSS standında gerçekleştirilen lansmanda ZAHA gibi araçları az sayıda ülkenin üretebildiğini söyledi.

Kurt, Türk Deniz Kuvvetleri'nin 20. yüzyıl muharebe alanı gereksinimleri uyarınca ortaya çıkmış bir ihtiyaç olan ZAHA'nın, havuzlu çıkarma gemilerinde konuşlandırılacağını belirtti. Nail Kurt, "Belirlenen ihtiyaçlar çerçevesinde Savunma Sanayii Başkanlığı ve FNSS arasında imzalanan ZAHA projesi kapsamında tasarım ve üretim yapılacak. Bu sözleşme kapsamında 27 adet araç teslim edilecek, bu araçlardan 23'ü personel taşıyıcı, 2 âdeti adet komuta kontrol, 2 adeti de kurtarma aracı. Sözleşme şartları gereği teslimatlar 2021'de başlayacak 2022'de tamamlanacak." dedi. Aracın testlerinin gelecek sene tamamlanacağının altını çizen Kurt, istekler gereği 15 deniz miline kadar denizde hareket kabiliyeti olduğunu dile getirdi.

Kurt, içlerinde 21 personelle, yine tanımlanan hızlarda personel koruma altında sahile çıkacağına işaret ederek, sahilde ve karada bir zırhlı personel taşıyıcıyla kara harekatına devam edeceğini anlattı. Bu aracın NATO'da sadece bir ülkede olduğunun altını çizen Kurt, "Başka bir projeden uyarlanmış bir araç değil. Mayın ve balistik koruması, personel taşıma kapasitesi, kara ve deniz harekatında diğer rakiplerinden daha üstün bir araç." diye konuştu. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Şeker de, ZAHA gibi büyük projeleri program olarak gördüğünü ve bu tür projelerde birçok KOBİ'nin de katkısının olduğunu söyledi.

TANKLAR YERLİ FÜZE TANOK İLE VURACAK

Türkiye'nin roket ve füze alanındaki lider şirketi ROKETSAN ise, tank mühimmatı Tanok'u ilk kez 14'üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) sergiliyor. 120 milimetre Lazer Güdümlü Füze Tanok, tanklar ve diğer yüksek kalibre namlulu silahlarda kullanılan geleneksel topçu mühimmatlarına alternatif olacak, yenilikçi bir seçenek olarak geliştirildi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) lazer güdümlü tanksavar topçu mühimmatı ihtiyacının karşılanması amacıyla tasarlanan Tanok, düşük ağırlığı ve kullanıcıya zarar vermeyen fırlatma motoru sayesinde portatif olarak kullanılabilme veya kara araçlarından atılabilme kabiliyetine sahip bulunuyor. Modern muharebe sahasının ihtiyaçlarına; yüksek etkinlik, hassasiyet ve maliyet etkin bir çözüm sunmak üzere geliştirilen Tanok, mevcut tanklar tarafından kullanılmaya uygun bir mühimmat seçeneği sunuyor.

İŞTE YENİ YERLİ TAARRUZ HELİKOPTERİ ATAK-2'NİN İLK FOTOĞRAFI

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ), Atak-2 adlı ağır sınıf taarruz helikopterinin tam boy bir modelini Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) ilk kez gün yüzüne çıkaracak.22 Şubat tarihinde TUSAŞ ile Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) arasında imzalanan anlaşma ile çalışmalarına başlanan helikopter böylece ilk kez tam olarak görülmüş olacak.

İŞTE İLK MİLLİ SİLAHLI DRONE

Türk savunma sanayisi bünyesinde "drone"lar kullanılarak geliştirilen güvenlik çözümlerine bir yenisi eklendi.Ar-Ge kaynaklı yazılım ve donanım ürünleri geliştiren Asis Elektronik ve Bilişim Sistemleri, bu yıl itibarıyla savunma sanayisindeki faaliyetleri için ASİSGUARD markasını oluşturma kararı aldı.

ASİSGUARD, hali hazırda askeri araç elektroniği, otonom mikro, mini ve orta sınıf rotorlu insansız hava araçları, C4ISR (komuta, kontrol, iletişim, bilgisayar, istihbarat, gözetleme ve keşif), elektro-optik, sınır güvenliği, yapay zeka, siber güvenlik ve büyük veri alanlarında özelleşmiş sistem, alt sistem donanım ve yazılım geliştirme çalışmaları yürütüyor.

Şirketin askeri ve güvenlik amaçlı her türlü operasyonda hem gündüz hem gece etkin olarak kullanılmak üzere geliştirdiği Songar, otomatik atış stabilizasyonuna sahip ilk milli silahlı drone sistemi olma özelliği taşıyor.

GÖKSUNGUR TÜRKİYE'NİN EN HIZLI İHA'SI OLACAK

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, daha önce parça üreten Türk savunma sanayisi şirketlerinin bunun yanında artık kendi ürünleri için çalıştıklarını söyledi.

Airbus, Boeing, Lockheed Martin gibi havacılık devlerine parça ürettiklerini ve yılda yarım milyar dolar ihracat yaptıklarını belirten Kotil, bu yıl 2,6 milyar dolar ciro hedeflediklerini ve bunun büyük kısmını kendi ürünleriyle yapacaklarını bildirdi.

'380 KİLOMETRE HIZLA UÇUYOR'

14'üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) ilk kez sergiledikleri İHA Aksungur'un ismini saatte 180 kilometre hızla uçan "doğan"dan aldığını vurgulayan Kotil, "Bir de bunun Göksungur'u var, o da 380 kilometre hızla uçuyor. Daha sonra o da gelecek inşallah. Bu 2 motorlu İHA'yı 18 ayda bitirdik. Bu da şunu gösteriyor, geçmiş yıllarda bunun katları süren zamanlardan daha kısa bir sürede yapabiliyoruz, çok daha az bütçeler gerekiyor, demek ki ustalaşmaya başladık. Bu fuar da ustalık fuarı." dedi.

Aksungur'un 1 numaralı uçağının uçtuğunu, sergilenen 2 numaralı uçağın fuardan sonra uçmaya başlayacağını dile getiren Kotil, "İlk 2 uçağı test uçuşlarında kullanıyoruz, 3'üncüyü de inşallah sene bitmeden kuvvetlerimize teslim etmiş olacağız. Bu 750 kilogram yük taşıyor. Görevdeki Anka İHA'larımız 200 kilogram taşıyordu, arada büyük fark var. Tabii bomba, dedektör, kamera olsun ne kadar çok askeri malzeme havaya kaldırırsanız, o kadar etkin oluyor." diye konuştu.

SİHA'LAR İLK TEST UÇUŞUNU YAPTI

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edilen Bayraktar TB2 Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA), donanma adına ilk test uçuşunu Akdeniz semalarında gerçekleştirdi. Donanma adına yapılan ilk test uçuşunu Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar Twitter hesabından paylaştı. Bayraktar paylaştığı videoya "Deniz Kuvvetlerimizin Bayraktar SİHA'sı Akdeniz semalarında ilk test uçuşunu yaptı. 'Bismillah Vira' dedi" açıklamasını da ekledi.

SİLAHLI KUVVETLERE MİNYATÜR FÜZE

ROKETSAN, füze ürün ailesinin en yeni üyelerinden olan Yatağan Füze Sistemi’ni,14'üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) tanıttı.

Tek piyade tarafından mevcut bombaatar silahlarıyla kullanılabilecek şekilde tasarlanan Yatağan, meskun mahal muharebelerine; hassasiyet, menzil ve hedefe yönelmiş tahrip gücü getiriyor.Yatağan, hafifliği ve hassasiyeti ile insansız kara, deniz ve mini insansız hava araçlarının da silahı olabilecek.

BMC'DEN ASKERİ SÜRÜCÜSÜZ ARAÇ

Türkiye'nin zırhlı kara aracı üreticilerinden BMC, 14. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) Çok Amaçlı Zırhlı Araç Amazon'un yeni teknolojilerle otonom sürüş yeteneği kazandırılan prototipini ilk kez sergiledi. BMC'nin Sakarya Karasu Fabrikası'nın temel atma töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a tanıtılan Amazon, monokok gövdesi ve özel V tabanıyla mayın, balistik ve el yapımı patlayıcılara karşı uluslararası standartlara koruma seviyesine sahip bulunuyor. Amazon, üstün koruma özellikleri ve geniş kullanım alanlarının yanı sıra kullanıcılarına yüksek manevra kabiliyeti sunuyor.

Günümüz meskun mahal ve asimetrik savaş ortamları için özel olarak geliştirilen araç, BMC’nin yenilikçi teknolojilerini hayata geçirdiği özel proje olarak dikkati çekiyor. Amazon 4x4 Çok Amaçlı Zırhlı Araç, insansız ve uzaktan kumandalı olarak da görev yapabiliyor.

Son olarak Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaçları dikkate alınarak, Askeri Sürücüsüz Araç Prototipi Projesi başlatıldı. Proje kapsamında sahada kendini kanıtlayan uzun menzile sahip Amazon'un tam otonom versiyonu sunuluyor. Elektronik Kontrollü Sürüş Sistemi'ne ve başta gerçek zamanlı haritalama ve yapay zeka ile çevre farkındalığı gibi teknolojilere sahip olan araç, tanımlı koşullar altında herhangi bir müdahale olmaksızın otonom sürüş gerçekleştirebilecek.

Askeri Sürücüsüz Araç Prototipi, opsiyonel olarak uzaktan bir operatör müdahalesi ile de görev yapabilecek. Araç, girilmesi zor ve tehlikeli yerlerde, silahlı kuvvetler için veya yardım amaçlı askeri ve sivil görevlerde risk olmaksızın kullanılabilecek.

ATAK'A YERLİ TOP GELİYOR

TUSAŞ tarafından üretilen ve Pakistan ile imzalanan ihracat sözleşmesinin ardından Latin Amerika ülkelerinin de dikkatini çeken yerli Ağır Sınıf Taarruz Helikopteri ATAK'ın burun kısmında yer alan 20 mm'lik toplar, artık Türkiye'de üretilecek.

SÖZLEŞME İMZALANDI

Savunma Sanayi Başkanlığı, 'Cumhurbaşkanlığı İkinci 100 Günlük İcraat Programı'nda yer alan '20 MM Top Geliştirilmesi Projesi için TR Mekatronik Sistemler AŞ ile sözleşme imzalandı.

30 AY İÇERİSİNDE TAMAMLANACAK

Projeye göre, 20 mm burun topunun tüm kritik alt sistemleri ve bileşenleri yurt içinde tasarlanacak ve 30 ay içerisinde prototipler üretilecek.

FARKLI PLATFORMLARDA DA KULLANILACAK

Seri üretime geçilmesinin ardından sistem farklı kara, hava ve deniz platformlarından da kullanılacak.

Kendi sınıfının en etkili taarruz helikopteri olan Atak, Brezilya'da yaptığı uçuşlarla beğeni topladı. Alınan bilgiye göre, Brezilya Kara Havacılık Komutanlığının Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tesislerinde gerçekleştirdiği Atak test ve değerlendirme faaliyeti sonrası, helikopterin Brezilya’da performans sergilemesi kararlaştırıldı.

Brezilya Kara Havacılık Komutanlığı ile yapılan koordinasyon sonucunda, 25-28 Mart arasında Rio de Janeiro'daki 12. LAAD Savunma ve Güvenlik Fuarı öncesi, T129 Atak Brazil Roadshow için gerekli planlama yapıldı.Böylece, Sao Paulo'daki Forte Ricardo Kirk Kara Havacılık Komutanlığında 26 Mart ve Başkent'teki Brasilia Askeri İtfaiye Merkezi Operasyonel Havacılık Bölümünde 28 Mart'ta iki ayrı uçuş performansı sergilendi. Atak, aynı günün akşamı Türkiye'nin Brasilia Büyükelçiliği bahçesine indirildi.

Roadshow kapanış resepsiyonu kapsamında Büyükelçiliğin bahçesinde Atak helikopterinin statik gösterimi yapıldı. Etkinliğe, üst düzey Brezilyalı askeri ve sivil yetkililer ile yabancı misyon temsilcileri katıldı. Ayrıca davetli büyükelçiler ve tüm askeri ataşelere hem TUSAŞ hem de Atak helikopteri tanıtıldı.

Taubate'de 25 Mart'ta başlayan roadshow çerçevesinde, Atak helikopteri 11 pilot tarafından, 22 sorti ile yaklaşık 18 saat uçuş yaparak, bin 360 mil katetti.Rio de Janeiro kentinin simgelerinden olan Kurtarıcı İsa heykeli etrafından da uçan Atak, performansıyla pilotların ve izleyicileri beğenisini kazandı.

YERLİ HAVA SAVUNMA SİSTEMİNDE YENİ BAŞARI

Aksaray atış alanında Savunma Sanayii Başkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri, ASELSAN ve ROKETSAN temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen atışlarda yeni bir aşama daha başarıyla gerçekleştirildi. Gelişmeyi Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, sosyal medya hesabı Twitter üzerinden duyurdu. Hisar-A'nın (alçak irtifa) 2021'de, Hisar-O'nun (orta irtifa) 2022'de silahlı kuvvetlere teslim edilmesi planlanıyor.

YERLİ FÜZE SİSTEMİ 'SİPER' İÇİN İLK ADIM

Milli Savunma Bakanlığı Halkla İlişkiler Daire Başkanlığınca 2018 içinde ve yıl sonundan itibaren bugüne kadar geçen sürede meydana gelen olaylarla ilgili bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Milli Savunma Bakanlığı'nca hazırlanan metni okuyan Tanıtım Subayı Deniz Binbaşı Nadide Şebnem Aktop, yerli ve milli uzun menzilli hava ve füze savunma sistemi Siper için ilk adımın atıldığını söyledi.

'S-400'LER, SAVUNMAMIZA ÖNEMLİ BİR YETENEK KAZANDIRACAK'

Deniz Binbaşı Nadide Şebnem Aktop, Hava savunma sistemleriyle ilgili şunları kaydetti: 'Önemli hava ve füze tehdidine maruz kalan ülkemiz için hava savunma sistemi, bir tercih değil, zorunluluktur. Rusya Federasyonu'ndan S-400 sistemleri tedariki ile ülkemiz, önemli bir hava savunma yeteneği kazanmış olacaktır. Teknoloji transferi ve ortak üretim yoluyla, kendi milli sistemlerimizi geliştirmek üzere başlattığımız çalışmalar da müttefiklerimiz İtalya ve Fransa ortaklığı olan EUROSAM ile yürütülmektedir. Patriot'larla ilgili ise ABD tarafından verilen teklif kapsamında temaslar halen Savunma Sanayi Başkanlığı tarafından devam etmektedir.'

MİLLİ İHA'LARA GEZİCİ ÜS

Türk savunma sanayisinin insansız hava aracı/silahlı insansız hava aracı (İHA/SİHA) üreticisi Baykar, araçların ve üzerlerindeki faydalı yüklerin komuta edildiği yer kontrol istasyonu için mobil çözüm geliştirdi. Baykar, son dönemde ülke içinde ve sınır ötesinde etkin olarak kullanılan ve 66 bin saat uçuş süresine ulaşan Bayraktar TB2 ile sahada edindiği deneyimleri sistemin geliştirilmesine yönelik kullanıyor. Baykar mühendislerinin bilfiil sahada yer alıp ortaya çıkan ihtiyaçlara anında müdahale etmesi aynı zamanda yeni çözümlere de kapı aralıyor.

MİLLİ MUHARİP UÇAĞI TF-X'TE YENİ GELİŞME

Milli muharip uçağının rüzgar tünelinde olduğu ve konfigürasyonlarına son rötuşların yapıldığı belirtildi.

TÜRKİYE'NİN İLK ELEKTRİKLİ ZIRHLI ARACI 'AKREP II' TANITILDI

Savunma sanayiinde Türkiye'nin yanı sıra 30'dan fazla ülkenin silahlı kuvvetleri ile güvenlik güçlerine hizmet veren Otokar, Türkiye'nin ilk elektrikli zırhlı aracı 'Akrep II'yi tanıttı. Sakarya'nın Arifiye ilçesindeki fabrikada basın toplantısı düzenleyen Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, son 20 yılda dünyada değişen tehditler nedeniyle silahlı devriye, keşif ve gerektiğinde meskun mahal çatışmalarında kullanılabilecek araçlara olan ihtiyacın arttığını ve yeni nesil zırhlı araç 'Akrep II'nin buradan yola çıkarak, geliştirildiğini belirtti.

Serdar Görgüç, birikim ve ileri teknoloji kullanarak, 'Akrep II'yi geliştirdiklerini belirtip, "Kullanıcılarımızda her türlü keşif ve gözetleme görevleri başta olmak üzere birçok silah sistemi entegrasyonuna imkan veren düşük siluetli, yüksek balistik korumalı bir zırhlı araç ihtiyacının geliştiğini gözlemledik. 1995'te ürün ailemize eklediğimiz, yurt içinde ve dışında başarılar gösteren 'Akrep' aracımız, silueti küçük, 3 kişilik bir platformdu. Güncel beklenti ve gelecekteki tehditlere karşı sahip olduğumuz bilgi birikimimizi ve yüksek teknolojiyi kullanarak yeni nesil 'Akrep II'yi geliştirip, ürün ailemize ekledik. 'Akrep II'nin yüksek atış gücü, üstün koruma ve beka kabiliyeti, yüksek hareket kabiliyeti, düşük silueti, çevikliği ile özellikle ihracat pazarlarında başarı göstermesini bekliyoruz" dedi.

Bu yıl 14'üncü kez düzenlenecek IDEF'19 Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı'nda 'Akrep II'nin ilk kez sergileneceğini, aracı özel konfigürasyonla sunmak için çalışmaların aylardır sürdürüldüğünü kaydeden Görgüç, şöyle konuştu:

"Teknolojik gelişmelerden bahsederken elbette alternatif yakıtlar da gündemimizdeydi. 'Akrep II'yi alternatif güç gruplarına da uygun olarak tasarladık. Elektrik motoru ve gelişmiş pillerle donatılan 'Akrep II', Türkiye’nin ilk elektrikli zırhlı aracı olarak IDEF 2019'da sergilenecek. Geleneksel zırhlı araçlara kıyasla çeviklik, düşük termal iz, yüksek hız ve sessizlik avantajlarını bir arada sunan 'Akrep II', tüm dünyada orduların zorlu isteklerini karşılayabilecek yeterlilikte bir elektrik motora sahip. Taktik performans beklentilerine de en iyi şekilde cevap veren 'Akrep II', özellikle yakıt verimliliği, hareket, beka kabiliyeti ve entegre lojistik destek anlamında da avantajlar sunuyor. Otokar, 'Akrep II' ile elektrikli araç teknolojisinin zırhlı araçlara uygulanması yönünde eşsiz bir bilgi birikimi kazanmıştır. Bu gelişme, geleceğin hibrit ve otonom zırhlıları için ilk adım niteliği taşımaktadır. Hedefimiz, 'Akrep II'nin Türkiye'nin teknoloji ihracatında öncü ürünlerden biri olmasıdır."

DÜNYANIN EN HAFİFİ 'OZAN' TEST EDİLDİ

Yüzde 100 yerli üretim olan OZAN, 1.5 kilodan hafif ve Mehmetçik'in ihtiyaçları dikkate alınarak tasarlandı.

'OZAN'ı inceleyen Demir, Twitter hesabından, "TÜBİTAK BİLGEM tarafından tamamen yerli tasarımla geliştirilen dünyanın en hafif mayın dedektörü 'OZAN’ın denemesini yaptık. Güvenlik birimlerimizin uzun intikallerinde taşıma kolaylığı sağlayan sistemle yanlış alarm oranı en aza indirgeniyor" açıklamasında bulundu.

OMTAS FÜZESİYLE YAPILAN İLK ATIŞTA HEDEF BAŞARIYLA VURULDU

Savunma Sanayii Başkanlığı, Silah Taşıyıcı Araçlar (STA) projesi kapsamında FNSS'in geliştirdiği 'Kaplan' aracından 4 kilometre menzile sahip Orta Menzilli Tanksavar Silah Sistemi (OMTAS) füzesiyle yapılan ilk atışta hedefin başarıyla vurulduğunu duyurdu.

Savunma Sanayii Başkanlığı'nın Twitter hesabından yapılan açıklamada, "STA projesi kapsamında FNSS’in geliştirdiği 'Kaplan' aracından 4 kilometre menzile sahip OMTAS füzesiyle yapılan ilk atışta hedef başarıyla vuruldu. Yıl içinde projenin kalifikasyon testleri tamamlanarak Kaplan ve Pars'ın teslimatlarına başlanacak. Toplamda 260 araç teslim edilecek" denildi.

İŞTE TÜRK ASKERİNİN BİR KARIŞ BOYDAKİ YENİ GÖZCÜSÜ

Yeni teknolojilerle birlikte güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarına yönelik sunulan ürünler de çeşitleniyor. Hafif Sınıf İnsansız Kara Aracı kategorisinde yer alan, küçük boyut ve yarım kilogramın altında ağırlığa sahip TRobot, keşif-gözetleme kabiliyetleriyle dikkati çekiyor.

Yapılan açıklamaya göre, TRobot adındaki bu araç, operasyon kamerası olarak kullanılacak. HayZek Savunma Müdürü Nazmi Türkeş, aracın mağara ya da kapalı alanlarda bomba, silah, tuzaklama olup olmadığının tespitinde kullanılabildiğini belirtti. Bu sayede güvenlik güçleri tehlike arz eden bölgelere girmeden durumu kontrol edebilecek.

TÜRKİYE 'KILIÇ' İLE UZAYA ÇIKACAK

Savunma Sanayii Başkanlığı yönetiminde Kılıç Küp Uydusu (KILIÇSAT) ismiyle yeni bir Ar-Ge projesi başlatıldı. Projeyle, yerli ve milli olarak geliştirilen X-Bant LNA (Low Noise Amplifier-Düşük Gürültülü Yükselteç) modülüne uzayda tarihçe kazandırılacak, seyir halindeki gemiler ile diğer kaynaklardan yayınlanan AIS (Automatic Identification System-Otomatik Tanımlama Sistemi) verileri toplanarak yer istasyonuna indirilecek. Bu amaçla Alçak Dünya Yörüngesi'nde görev yapacak bir küp uydu geliştirilecek.

TSK'NIN GÖZ BEBEĞİ MPT-55

Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) mühendislerince tasarlanan, 2017 yılında da seri üretimine başlanan MPT-55, yüksek atış kabiliyeti, benzerlerine göre hafif ve etkili bir silah olma özelliğiyle ön plana çıkıyor. MPT-55, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ihtiyacına binaen özgün, muharebe ortamında, gece ve gündüz, her türlü arazi ve hava şartlarında kullanılan, "gaz piston hareketli, döner başlı kilitlemeli sistem" ile çalışan bir tüfek olarak geliştirildi.

2018'DE 23 BİN TANE GÖNDERİLDİ

Dakikada 850 atım yapma kapasitesine sahip MPT-55'ten 2018 yılı içerisinde Cumhurbaşkanlığı koruma ekibine, TSK'ya, Emniyet

Genel Müdürlüğüne, MİT personeli ile diğer güvenlik birimlerinin envanterine 23 bin adet gönderildi. Özellikle meskun mahal çatışmalarında, komando birliklerinde kullanılabilecek etkili bir yeni nesil piyade tüfeği olarak şekillendirilen MPT-55, uzun (MPT-55) ve kısa namlulu (MPT-55K) olmak üzere iki tip tasarlandı.

30 fişek kapasiteli plastik kompozit şarjörlü ve üzerine her türlü optik sistemin takılabileceği üniversal pikatini ray sistemine sahip tüfek, 5,56x45 milimetre kalibreye sahip ve toplam ağırlığı 3 bin/3 bin 100 gram.

ÇİFT TARAFLI EMNİYET MANDALI

Yarı otomatik ve tam otomatik olmak üzere iki atış moduyla çalışabilen MPT-55'in etkili menzili 400, maksimum menzili ise 3 bin 600 metre.

MK-84 ve NEB genel maksat bombalarında belirli modifikasyonlar yaparak bombaları akıllı bombalara dönüştüren Hassas Güdüm Kiti (HGK), bir süredir test aşamasındaydı.

Üretim sürecini ASELSAN’ın üstlendiği HGK, test ve üretim sürecinin tamamlanması sonucunda envantere giriş yaptı.

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, Milli Muharip Uçak Endüstriyel İşbirliği Günleri kapsamında açıklamalarda bulundu.Kotil konu ile ilgili şu ifadeleri kullandı:

"Uçağımız şu anda rüzgar tünelinde, konfigürasyonun son şeklini vermeye çalışıyoruz. Çok hızlı şekilde uçağı tamamlamak istiyoruz. BAE Systems ile teknik iş birliğimiz var. Şirketin yaklaşık 70 personeli burada çalışıyor. Bu iş birliği basit bir mühendislik hizmeti satın alımı değil. Teknolojik olarak da bir araya gelmiş durumdayız."

AKSUNGUR GÖKYÜZÜ İLE BULUŞTU

4 saatin üzerinde gerçekleşen ilk uçuşta otopilot ve otomatik iniş sistemine yönelik ayarlamalar yapıldı.İlk iniş otomatik olarak gerçekleştirildi. ANKA ile ortak Aviyonik Mimarı ve Yer Sistemlerini kullanan ANKA-AKSUNGUR’un üretimi 18 Ocak 2019’da tamamlanarak hangardan çıkışı gerçekleştirilmişti. 750 kilogram faydalı yük taşıma kapasitesine sahip ANKA-AKSUNGUR’un, 40 bin feet irtifada 24 saat görev yapması hedeflendi.AKSUNGUR, çok çeşitli yükleri aynı anda taşıyabilme kapasitesine sahip platform ile Türksat uydusu üzerinden haberleşme ile menzil sınırı olmadan harekat icra edilebilecek.

SINIRDA 'ATEŞ'TEN ÖNLEM

Saatte 120 kilometre hıza ulaşabilecek Ateş, yüzde 30 yan eğim, yüzde 60 tırmanabilirlik yeteneklerine sahip bulunuyor.Araç, 100 santimetrelik sudan geçebiliyor, 45 santimetrelik dik engelleri aşabiliyor, 100 santimetrelik hendeklerden geçebiliyor.

Ateş, KBRN hava filtre sistemi, hidrolik kurtarma vinci, otomatik yangın söndürme ve infilak bastırma sistemi, bağımsız süspansiyon, diferansiyel kilitleri gibi donanımlar barındırıyor. Motor gücü 400 beygir olan araç, azami 700 kilometre menzile sahip bulunuyor. Araç, ASELSAN'ın Acar Kara Gözetleme Radarı, Şahingözü-OD Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Seda (Yankı) Atış Yeri Tespit Sistemi ile etkin bir sınır güvenliği sağlayacak.

Yerli tank Altay'ın seri üretim sözleşmesi, Savunma Sanayii Başkanlığı ile BMC arasında imzalandı. Altay tankı seri üretim projesinde ilk etapta 40, bunun ardından 210 adet tankın üretimi planlanıyor. Proje kapsamında insansız altay tankı da geliştirilecek. İşte Altay tankının özellikleri:

ALTAY TANKI

Türkiye'nin ilk Milli Ana Muharebe Tankı Altay’ın tasarımında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirebileceği her türlü harekat şartları ve katılım sağlayacağı BM/NATO harekatlarının ihtiyaçları göz önünde bulunduruldu.Altay, Türkiye'nin geliştirdiği 3+ nesil ana muharebe tankıdır.

Bu amaçla Altay, modern tanklarda kullanılan en yeni teknolojilerle donatıldı. Altay, sahip olacağı üstün ateş gücü ve isabet oranı, yüksek hareket kabiliyeti ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en temel ve caydırıcı güçlerinden biri olacak.

Altay tankında tank komutanı, nişancı, sürücü ve doldurucu, yani 4 mürettebat çalışıyor. Altay’ın üzerinde ana silah olarak, pek çok değişik mühimmatı atabilen 120 mm’lik 55 kalibre top mevcut.

Ana silah ve yardımcı silahların kontrol edilebilmesi adına Altay’a yeni nesil atış kontrol sistemi entegre etme çalışmaları ise devam ediyor. Bu sistem sayesinde Altay, hareket halindeki hedefleri dahi son derece yüksek isabet oranıyla vurabillecek.

MOBİL İSTASYON VE YERLİ MOTOR TSK ENVANTERİNDE

Yerlilik oranı yüzde 93 olan Bayraktar TB2 için geliştirilen mobil yer kontrol istasyonunda lastikten motora, kaldırma mekanizmasından elektronik donanım ve yazılıma kadar milli ürünler tercih edildi. Baykar, mobil yer kontrol istasyonu için Türkiye'de sıfırdan geliştirilip üretilen ilk kamyon motoru olan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge desteği de alan Yeni Nesil Ecotorq'un (Ecotorq Euro 6 motor, 330 beygir) kullanıldığı Ford Otosan'a ait bir kamyon seçti. Mobil yer istasyonuyla birlikte bu motor da ilk kez Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girdi. Mobil yer istasyonu, Türkiye’nin ardından Bayraktar TB2'nin ilk kez ihraç edildiği Katar'da da kullanılacak.

Şirket bu kapsamda "insansız hava uçakları sistemleri üslerinde" yer alan ve İHA/SİHA'ların komuta edildiği yer kontrol istasyonunu bir kamyon üzerine konumlandırarak mobil hale getirdi. Yer kontrol istasyonunun mobil hale getirilmesiyle İHA/SİHA sistemleri hareket kabiliyeti kazandı. Böylece istasyonlar, üslerdeki sabit pozisyonlarından farklı olarak ihtiyaç duyulan bölgelere hızla gönderilip görev icra edebilecek. Olası tehditlere karşı da yer değiştirme imkanına sahip olacak. Kamyon kasasına entegre edilen şelter içinde yer alan yer kontrol istasyonundan İHA/SİHA ve üzerlerindeki faydalı yükler komuta kontrol edilebilecek, izlenebilecek. Yer kontrol istasyonunda, İHA/SİHA'nın uçuşu sırasındaki kontrolünü, bilgi teminini ve araçlarla iletişimi sağlayan elektronik yazılım ve donanım bulunuyor.

ANKA

TUSAŞ ve TUSAŞ Motor Sanayi AŞ (TEI), ANKA platformlarının motor ihtiyacına çözüm sağlamak amacıyla 31 Ekim 2014'te imzaladıkları sözleşmeyle ANKA-S Motor Modifikasyon Projesi'ni başlattı. Projeyle tamamen özgün olarak TEI tarafından tasarlanıp geliştirilmesi hedeflenen PD170 motorunun hizmete girişine kadar, ANKA'nın motor ihtiyaçlarına çözüm hedeflendi. Böylece TEI'nin yurt içindeki insansız hava aracı motorlarına yönelik projelerine bir yenisi eklenmiş oldu.

Proje kapsamında, TUSAŞ tarafından seçilen sivil havacılık motoru, ANKA'nın ihtiyaçları doğrultusunda modifiye edilerek insansız hava aracı motoruna dönüştürüldü. Çalışmalar 155 beygir gücünde, 165 kilogram ağırlığında, 30 bin feet irtifada görev yapabilen bir motora yönelik olarak yürütüldü. Yapılan modifikasyonla motorun yüksek irtifada verdiği güç ve elektrik güç üretimi artırılarak insansız hava aracında kullanımı sağlandı.

SOM FÜZESİ

TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen ve üretimini ROKETSAN'ın yaptığı yerli cruise füzesi Som'un menzili 180 kilometrenin üstünde.

CİRİT FÜZESİ

Cirit Türkiye'nin roket ve füze sistemleri üreticisi ROKETSAN tarafından geliştirildi.

"YÜKSEK GÜÇLÜ LAZER" HEDEFLERİ ON İKİDEN VURDU

Erdoğan, savunma sanayi ve yerli teknoloji çalışmalarından bir başka özgün ürününün de TÜBİTAK BİLGEM tarafından yürütülen "Yüksek Güçlü Lazer Sistemi Geliştirilmesi", kısa adıyla "Işın Projesi" olduğunu aktararak, canlı yayında sistemin test edilmesi emrini verdi. 20 kilovatlık milli lazer silah ile 1.5 kilometre mesafedeki 3mm kalınlığında çelik hedefi tahrip edildi.

kaynak: mynethaber