Yazdır

BU DÜNYADAN BİR NAİM SÜLEYMANOĞLU GEÇTİ

Joomla
Joomla

Wordpress
Wordpress

Yapı itibariyle ufak tefek olmasına rağmen çok güçlü olduğu için ‘Cep Herkülü’ lakabı ile anılan; sadece Türkiye ve Balkanlar’ın değil; tüm Türk dünyasının gururu

olan soydaşımız, ülküdaşımız Naim Süleymanoğlu’nu geçtiğimiz ay kaybetmenin hala üzüntüsü içerisindeyiz.

TÜRKİYE’YE KAÇIŞ

Naim Süleymanoğlu’nun 1986 yılında merhum Turgut Özal döneminde Avusturalya üzerinden Bulgaristan’dan Türkiye’ye kaçması/ kaçırılması sadece kendi çıkarları ve kişisel özgürlüğü için değil; yaşanılan Bulgar zulmünü dünyaya duyurmak hatta haykırmak içindi.

DİLSİZ ACILAR NAİM İLE  DİLLENDİ

Dönemin Bulgaristan’ında, Türklerin isimleri değiştiriliyor, anadillerini konuşmaları yasaklanıyor, camiler yıkılıyor, uzun süreli gözaltında ağır işkencelere maruz kalıyorlardı. Sözde ‘demokrasi beşiği’ Avrupa’nın göbeğinde komünizm adına yaşanılan onca acı, gözyaşı ve mezalime tüm dünya kulaklarını tıkamıştı. Dolayısıyla Naim’in kaçışı kişisel bir kurtuluş hikayesinden çok daha öte bir şeydir; nihayet dünya, Bulgaristan Türklerinin yaşadıkları zulmü görmüştür.

SAÇLARINA ÜFLEYEN ADAM

Kazanacağı madalyaların öncesinde halteri kaldırmadan önce saçlarını üfleyerek havaya kaldıran bir Naim kalmış aklımın bir köşesinde. Allah rahmet eylesin. Naim için ahde vefanın çok önemli olduğunu anladığım bir anıyı sizlerle de paylaşmak isterim:

BİR ANI… NAİM’İN ÖFKESİ

Yıl 2015.  Hemşerim Mecit Sağır Ağabey’in katkılarıyla ortaya çıkan ve Bulgaristan’ın Şumnu -  Karalar Köyü’nde (aynı zamanda Koca Yusuf’un köyüdür) Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü ve dönemin Bulgaristan Hak ve Özgürlükle Genel Başkanı Lütfü Mestan’ın, Edirne Valisi Dursun Ali Şahin ve geniş bir devlet protokolüyle   gerçekleştirilen Koca Yusuf Müzesi’nin açılış töreninde kendisiyle karşılaşmıştım. Aynı etkinlik kapsamında düzenlenen Koca Yusuf Güreşleri’ne rahmetli Ali Gümüş ile birlikte gelmişti. Etkinlikten bir gece önce, Naim lobide otururken dönemin Bursa milletvekili Mustafa Bey ile karşılaşır. Naim selam verir, “Mustafa Bey” diye “Sen kim oluyorsun da bana ‘Mustafa Bey’ diyorsun? Bana ‘Sayın milletvekilim’ diye hitap edeceksin” der. İşte tam o sırada olan olur, Naim’in şalterleri artar, Mustafa Bey’in üzerine yürümeye başlar. Sonrasında ise, tabiri caizse, Mustafa Bey önde, Naim arkada koşmak üzere oldukça komik bir tablo ortaya çıkar.

AHDE VEFAYA HER ZAMAN ÇOK ÖNEM VERDİ

Naim’in  bu öfkesinin altında aslında Balkan Türklüğü davasına inandığını düşündüğü bir insanın böyle bir  tavır sergilemesi olduğunu düşünmüştüm. Bu düşüncemin doğruluğunu da Naim’in ertesi gün, seçilerek gelen kişilerin ahde vefasızlığından bolca dem vurmasından anladım.

BALKAN TÜRKLÜĞÜNÜN YILMAZ SAVAŞÇISI

Olimpiyat ve dünya şampiyonu, eski milli halterci Balkan Türklüğü davasının yılmaz savaşçısı; kazandığı uluslararası madalyalarla ay yıldızlı bayrağımızı defalarca göndere çektirerek milletçe göğsümüzü kabartan soydaşımız, ülküdaşımız Naim Süleymanoğlu… Nurlar içinde uyu…   

Turan için harcadığın emekler boşa gitmeyecek inşallah.

Ne Mutlu Türküm Diyene