Yazdır

İhsan Şenocak'a Reddiye!

"Buhari hakem olmadıkça, Müslim hakem olmadıkça, Allah'a yemin olsun ki Müslüman olamazsınız. Allah diyor kardeşim!"



Kim mi söylüyor bu sözü?

Son zamanların trend hocası İhsan Şenocak.

Peki doğru mu söylüyor?

Vallahi de billahi de doğru söylemiyor!

Müslim 821, Buhari ise 810 yılında dünyaya gelmiştir.

Peygamber Efendimiz Hazret-i Muhammed ise 632 yılında ebedi âleme göç etmiştir.

Yani Müslim Peygamber Efendimiz'in vefatından 188, Buhari ise 178 yıl sonra dünyaya gözlerini açmıştır.

Böyle bir gerçek gözlerimizin önünde olduğu hâlde, "Buhari hakem olmadıkça, Müslim hakem olmadıkça Allah'a yemin olsun ki Müslüman olamazsınız" demek, akli melekelerini yitirmek değil de nedir?

Hadi Buhari'nin doğduğu seneyi baz alalım. Ne yani 178 yıl boyunca hiç kimse iman etmiş sayılmadı mı?

Bu Allah'a iftira atmak değilde nedir?

Cenab-ı Allah İhsan Şenocak'ın bu sözlerini yalanlar nitelikte En'am Suresi Ayet 114'te şöyle buyurmaktadır:

"Allah size Kitap'ı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah'ın dışında bir hakem mi arayayım? Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onun, Rabbinden hak olarak indirildiğini biliyorlar. Sakın kuşkuya düşenlerden olma."

Hiç kusura bakmayacaksın kardeşim!

Ne Müslim'e, ne Buhari'ye, ne de adının ne olduğu önemli olmayan herhangi birine iman etmek ile mükellefiz!

Biz Allah tarafından Kur'an'ı tebliğ etmek  ile görevlendirilmiş olan Hazret-i Muhammed'e iman etmek ile mükellefiz!

Kendi kendinize Rab edinip, onlara iman etmeyenleri tekfir etmeye kalkmak Müslüman işi değil, Allah'ın sert bir dil ile reddettiği Hristiyan ve Yahudi geleneğidir.

Bu konuda tek hakem olan Allah'ın Tevbe Suresi Ayet 31'deki yüce buyruğunu paylaşıyor ve yazıya son veriyorum:

"Allah'ın yanında hahamlarını ve ruhbanlarını da rabler edindiler. Meryem oğlu Mesih'i de öyle. Oysa kendilerine, tek olan Allah'tan başkasına ibadet/kulluk etmemeleri emredilmişti. İlah yok o tek Allah'tan başka. Onların ortak koştuklarından arınmıştır O."

Yazının Dibi; en büyük sünnet, Kur'an'a uymaktır. Peygamber Efendimiz dahi O yüce Kitab'ı tebliğ etmek ile vazifelendirilmişti. Bugün ise Kur'an'a uyduğumuzdan dolayı tekfir ediliyoruz. Allah Müslümanlar'a Kur'an'ı hapsetmiş oldukları duvardan indirip, okumayı; okuduktan sonra akletmeyi, aklettikten sonra da gönüllere İslam'ı nakşetmeyi nasip eylesin.

Selâm, sevgi ve muhabbet ile...