Yazdır

Devlet Bahçeli'yi Ayakta Alkışlıyorum!

Biz bütün gün bilgisayarın başında klavye kahramanlığı yapanlardan değil, halkın arasında dolaşarak, her çeşit düşünceye sahip olan insanların nabzını tutanlardanız.



7 Ağustos Pazar günü gerçekleşecek olan Demokrasi ve Şehitler Mitingi'ne, Başbakan Binali Yıldırım'ın telefonla daveti üzerine, Devlet Bahçeli'nin katılma kararı alması; ne Devlet Bahçeli'yi küçültür, ne de Milliyetçi Hareket Partisi'ni.

Aksine, Devlet Bahçeli'nin almış olduğu bu karar ve takınmış olduğu "devlet" odaklı bu tavır "önce devletim ve milletim, sonra partim diyorum" anlayışını, teoriden pratiğe döktüğünün işaretidir.

Meseleyi particilik ve ideolojik saplantıya indirgeyenler, Devlet Bahçeli'nin bu "devlet" ve "millet" odaklı duruşunu idrak etmekte zorlanmakta ve bu tavırdan ziyadesi ile rahatsız olmaktadırlar.

Şöyle bir gerçekte vardır ki:

Eğer Devlet Bahçeli aksi yönde bir karar alsa idi millet nezdinde kazanmış olduğu olumlu havayı elinin tersi ile itecek, bu mitinge katılmayı kutsallaştıranlarda, mitinge katılmamanın faydasını yazıp çizeceklerdi.

Bu halkın devamlı bir şekilde içinde olan ve bu kutlu milletin mensubu olan biri olarak, Kitab'ın ortasından konuşmak gerekir ise Devlet Bahçeli'nin adına yaraşır bir şekilde sergilemiş olduğu bu "devletçi" tavrı, ayakta alkışlıyorum.

Gün bir olma, gün iri olma, gün diri olma günüdür.

Dost gülsün, düşman ürksün vesselâm.

Velhasıl, Bahçeli'nin konu ile ilgili sosyal medyadan yapmış olduğu açıklamayı aşağıya alıyor ve yazıma burada bir son veriyorum:

"Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı olarak, aldığım davet uyarınca 7 Ağustos günü İstanbul Yenikapı’da milletimle birlikte olacağım.

Hainlere ve hasım odaklara karşı Türkiye’nin safında duracak, 79 milyonu katılımcı devlet ve siyaset adamlarıyla birlikte kucaklayacağım.

Ümitsizliği aşmak,tereddütleri silmek,birlik ve beraberliği canlı tutmak, yeni bir talih ve tarih kapısı açmak için Yenikapı’da bulunacağım.

Şehitlerimiz müsterih, milletim emin olsun; bizim vazgeçecek ne bir çakıl taşımız, ne de teröristlere bırakılacak bir ülkemiz vardır.

Doğrudan sapıldığında yol eğrileşir. Yoldan çıkıldığı zaman yıkım ve yangın körüklenir. Türk milleti hak yolunda, kardeşlik yolculuğundadır.

Bu yoldan dönüş olmadığı gibi, yolculuktan pişmanlık da yoktur. Unutulmasın, ÖTÜKEN sancağı inmeyecek, SÖĞÜT ocağı sönmeyecektir."

Yazının Dibi; herkes net bir şekilde görmektedir ki Devlet Bahçeli siyaset adamı değil, "devlet" adamıdır. Çünkü siyaset adamı gelecek seçimleri, Devlet Bahçeli gibi "devlet" adamları ise gelecek nesilleri düşünür. Devlet Bahçeli'yi de diğer siyasilerden ayrı kılan en önemli fark, işte budur.

Selâm, sevgi ve muhabbet ile...