Yazdır

IRKÇILIK ŞEYTANIN MANİFESTOSUDUR

“HDP kurultayında
Demirtaş’ın yerine sakın bir Türk göz dikmesin,benim naçizane önerim,herkes haddini bilecek..!”



Bu sözler kime mi ait?

Tabii ki yıllardır “Kürtçü” hareketin içerisinde; sözde demokrasi, özgürlük, insan hakları ve barış mücadelesi veren, Şırnak eski milletvekili Hasip Kaplan’a...

Düşünebiliyor musunuz...

Bugün MHP’de kurultay olsa ve MHP milletvekillerinden herhangi biri çıkıp da dese ki “Bahçeli’nin koltuğuna sakın ha bir Kürt göz dikmesin!” Bunun ülke nezdindeki birlik ve beraberlik ruhuna nasıl bir hançer saplayacağını, varın siz tasavvur edin.

Artık 2017’yi de geride bıraktık, 2018’deyiz ve hâlâ böyle ırkçı çağrışımlar yapılabiliyorsa, bunu yapan insanlık fukarasının bedeni 2018’de; ama ruhu cahiliye devrinde yaşayıp, cahiliye devrine hizmet ediyor demektir.

İşin sevindirici kısımları da yok değil tabii ki...

Bu konudaki en sert tepkiyi, bir Türk olarak, Kürt hareketinin içerisinde mücadele veren Sırrı Süreyya Önder vermiştir:

“İlkel milliyetçilik yani ırkçılık hastalıklı bir duygudur. Bazen Hasip örneğinde görüldüğü gibi insanı insanlığından eder. Bu siyasal çizgi Kürt, Türk, Ermeni, Süryani, Çerkez ve cümle Türkiye Halklarının evlatlarının Onur, Cesaret, Özgürlük İnancı ve eşsiz fedakarlıklarıyla bugüne gelmiştir. Rojava’da, Suruç’da, Şengal’de, Ankara Garı’nda Barış ve Özgürlük uğruna gözünü kırpmadan hayatını veren Türkler dahil bütün dünya halklarının çocukları için Hasip zihniyeti, ancak tükürülecek değersizliktedir. İçinde zerre utanma duygusu olan birisi onların aziz hatırasından biraz olsa utanır, utanmalıdır.”

Ayrıca, HDP cephesinden de Hasip Kaplan’ın paylaşımına sert bir tepki gelmiştir:

“Hasip Kaplan Twitter hesabından yapılan ırkçı, ayrımcı ve ötekileştirici paylaşımların HDP anlayışı ve politikaları ile hiçbir ilgisi yoktur. Kınıyor ve ayıplıyoruz.”

Gelelim Hasip Kaplan’a...

Sayın Kaplan, yapmış olduğun çağ dışı paylaşım, insanın ilk yaratıldığı zamana, yani şeytanın Adem’e secde etmediği güne hizmet etmektedir.

Hiçbir ırkın, hiçbir ırka üstünlüğü yoktur...

İman edenler için, üstünlük takvadadır; iman etmemiş olanlar için ise üstünlük taslamak, üstünlük iddiasında bulunmak, hastalıklı bir ruh hâlidir. Yani, Allah üstünlük iddiasında bulunmayı yasaklıyor diye değil, insanlık ayıbı olduğu için bu ayrımın karşısında konuşlandırıyoruz kendimizi.

Dil, din, renk, ırk ayrımı yapmamak, insanlığın omurgasını oluşturmaktadır.

Eğer bu ruh hâlinden kurtulamıyor isen senin şeytana yoldaşlık eden dostların dağları mesken edinmişlerdir, onların yanına çıkıp, bundan sonraki hayatını orada idame ettirebilirsin.

Bu çağ ve insanlık dışı yaklaşımın, ancak şehirden uzaklaşıp, insanların olmadığı bir dağ başında onursuzca yaşamayı hak etmektedir.

Şimdi diyeceksin ki “sırf Kürt hareketinin içerisinde olduğumdan dolayı bana bu kadar yükleniyorlar.”

Hiç merak etme, biz bir zamanlar “biz” olarak gördüklerimizin yapmış olduklarını yazmaktan, davamızın mücadelesini tek başımıza verir olduk.

Halife Ömer’in deyimi ile “vallahi doğru söylemekten dostum kalmadı” noktasındayız.

Eğer iman etmiş olan bir birey isen Allah’ın şu yüce sözünü hatırlamanı salık veririm:

“Ey iman edenler, iman edin.”

Yok, iman ile bir işim olmaz der isen de evrensel çizgiye bir an önce gelip, insanlığın ortak paydalarına tekamül edebilmeni, tüm kalbim ile Cenab-ı Allah’tan, şahsın adına niyaz ederim!

Yazının Dibi; ırk üzerinden üstünlük taslayan bir şahsiyet, hangi kimliğe ve makama sahip olursa olsun, ivedi bir şekilde tedavi edilmeye muhtaç hâldedir.