YAZIKLAR OLSUN BU SÖZDE “MİLLΔ EĞİTİM BAKANLIĞINA

Millî Eğitim Bakanlığı -ben diyeyim yüzüncü, siz deyin beş yüzüncü- bir değişikliğe daha imza atmış bulunuyor.

Zaten bütün yaptığı da bu değil mi? Onun için adını bundan böyle “Millî Değiştirme Bakanlığı” olarak değiştirmek de vacip hale gelmiştir.

Peki bu son değişiklik nedir? 
Liselere bir “yeni” sistem getiriyor, önceki sistem çöpe tabii. Zorunlu derslerin sayısını azaltarak seçmeli derslerin sayısını artırıyor.

Din Kültürü, Ahlak Bilgisi, tasavvuf, İslam felsefesi zorunlu ders olurken, Matematik, Felsefe ve Tarih seçmeli ders oluyor!
* * *
Atatürk ne derdi bu tıfılların yaptığına? Hemen Ataname’yi açıyor ve kulak veriyorum, işte dedikleri:

- İmparatorluk devrinde, Türk çocuklarının aklı fen işine ermez, trenlerde biletçilik bile yapamazlar, denilirdi. Ona yetenek tanınmıyordu. Bense, “Türk çocuklarının yeteneği her milletinkinden üstündür” diyordum.

- Bilim, teknik ve uzmanlık nerede varsa, sanat nerede varsa gidip öğrenmeye mecburuz.

- Özellikle fizik, kimya gibi fen derslerine önem vermelidir. Ülke kalkınması fenle, pozitif bilimlerle olacaktır. Bilime ve tekniğe önem veren milletler çok çabuk kalkınmışlardır.

-Millî Eğitim Bakanlığı’nın öğretimde özellikle önem ve değer vermesi gereken noktalardan biri şudur: Yetenekli Türk çocuğunun kafasına pozitif bilim ve maddi teknik kavramlarını, yalnız teorik olarak değil, aynı zamanda pratik araçlarla da yerleştirmek.

- Eğitim ve öğretimde izlenen yöntem, bilgiyi vatandaş için maddi hayatta başarılı olmayı sağlayan bir araç haline getirmektir. Bir eğitim programı öyle olmalı ki, ilköğretim ve orta öğretim mutlaka insanlığın ve uygarlığın gerektirdiği bilgileri versin. Fakat o kadar pratik biçimde versin ki, çocuk okuldan çıktığı zaman aç kalmaya mahkûm olmayacağına emin olsun!

-Tarih öğretmenleri!... Sizler, üzerinize büyük bir sorumluluk almış bulunuyorsunuz. Genç beyinler, ancak sizlerden ilham alacak ve kurtulan vatanı bayındır kılacaklardır. Bir öğrenci, cebirden bir formülü unutabilir, kimyadan belki bir madeni hatırlayamaz. Fakat bir öğrenci, tarihini asla unutmamalıdır ve ona tarihi unutturulmamalıdır. O öğrenci, şanlı tarihinin bir sayfasını unuttuğu gün, ülke uçuruma yuvarlanıyor demektir.
____________________________.
ATANAME/ Ulusal Bilinç:12; Eğitim ve Öğretim: 17, 26; Eğitimde Uygulamalar:10; Güzel Sanatlar:15; Millî Tarih: 1.