SAHTE MEHDİYET HAREKETLERİ VE SESSİZ KAN UYKUSU!..

Sevgili Osman Pamukoğlu Hocamız, bize kan uykusunu öğretti.

Ben de bu yazımda "Sessiz kan uykusu" konusunu örneklemeye çalışacağım. Konuyu anlatmak için, Uğur Mumcu'yu anmak istediğimden, konuyu güncel analizler üzerinden işlemeyi düşündüm.

Şöyle ki:

Vaktiyle, değerli araştırmacı yazar, Türk aydını Uğur Mumcu'nun eserlerini okuduğumda, "Sermaye-Tarikat-Din" ilişkisi beni çok düşündürmüştü?!

Çok sonraları, onlarca kitapta Mehdiyet hareketleri başlığında ortaya çıkan rezil anlayışları okudum?! Sonra resimleri birleştirdiğimde enteresan konuları tespit ettim?! Bunların hepsi de yazılmış veya deşifre olmuştu?!

Mesela Şehit Kubilay'ın kafasını kesenleri mi dersiniz? Bölücü faaliyetler gösterenlere imamlık yapan isyancı başlarını mı dersiniz? Yahudi bir bakanın "Biz Türkiye'de 72 tarikat kurduk" sözünü mü dersiniz? Televizyonlara çıkıp, "Ben Mehdi'nin habercisiyim! Mehdi 2019'da gelecek." diyen Mafya, kadın tüccarı, haremi olan, silahlı korumaları ile gezen, haraç kesen, ilkin hükümetle dirsek teması kuran, kestiği haraçlarla ve kaynağı belli olmayan paralarla oraya buraya güya hayır yapan, mürit sayısını her geçen gün katlayan sözde Seyyit diye ortalıkta gezen Adnan Oktar gibileri mi dersiniz? Mehdi'nin habercisi olduğunu söyleyen ve ölmeden önce onu göreceğini ifade eden Nakşibendi Şeyhi Nazmi Kıbrısi ve Oğlunu mu dersiniz? (Ki ikisi de öldü! Oysa ki rüyalarında peygamberle konuştuklarını ve iletişim halinde olduklarını söylüyorlardı?!) Hatta Nazmi Kıbrısi Papa ile görüştüğünde Kırmızı tepeli sarık, Mor cübbe giyer ingilizce konuşurdu. Atatürk'ün, eski Türk kağanlarının duruşunda durarak verdiği pozlara bakarak Mason diyen ama Kıbrisi'nin açıkça papayla el sıkışırken ki nizam işaretlerine tek laf etmeyenleri mi dersiniz? vs. vs.

Bir devlet, başka bir devletin içine yerleştireceği bir Ajanı, kitleleri kendine toplayıp aynı kitlede savaş çıkarmak için kullanmıştır. Tabi ki devlet bunu sulh eder gibi yaparak kargaşadan düzen meydana getirir. Dünya istihbarat tarihi bu hikayelerle doludur. Dış veya iç tehdit denilen şey işbirlikli bir plana da hizmet ettirilebilir?!

O yüzden, özellikle de BOP PLANININ uygulandığı bu dönemde bu tür hareketlerin sayısının arttığını görmekten üzüntü duyuyorum. Çünkü, işi bitince kullanan ve kullanılan araçlar çöpe atılır. Bir toplumu mahveden şey, cahillerin inanç başlığı altında, bu tür hareketlere inanması ve hayır gibi görünen dayanışmaların altındaki niyeti tahlil edemeyecek kadar aptal olmalarıdır.

Her aptal topluluk, mutlaka uyanır. Fakat uyanmasıyla ölmesi bir olur. Buna da Sessiz kan uykusu denilir. Tıpkı soğukta donarken tatlı tatlı uyuduğunu sanıp da bir daha uyanamayanlar gibi?!

Uyan(a)mayanlar veya uyanık olmayanlar, ya da diğerlerini uyandır(a)mayanlar ya sessiz bir kan uykusundadırlar ya da sonuçta yetimdirler!?

Tabi ki bu tip analizlemeler, aptallara hitap eden yazılar değildir!..