ŞU BAYRAK MESELESİ

Hatırlayacaksınız; 26 Mart 2016 tarihli gazetelerde yer alan AA çıkışlı bir habere göre hafta sonu tatili için ailece Kıbrıs’a giden

duyarlı bir vatandaş tarihi yerleri gezerken Zafer Burnu'nda bulunan Türk ve KKTC bayraklarının yırtılmış ve yıpranmış olduğunu görmüş, çok üzüldüğü için bayrakların fotoğrafını çekerek konuyu elektronik posta yoluyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'a iletmiş ve bir hafta içinde de bayraklar değişmişti.

Çok memnun olmuş ama olayın aklımıza düşürdüğü iki soruyu sormadan da edememiştik;

1.KKTC’deki yırtık bayrakların değişmesi için ille Erdoğan’ın mı devreye girmesi gerekiyordu, orada kimse bunları görmüyor muydu?

2.Kıbrıs’taki yıpranmış ve yırtık bayraklara haklı olarak tepki duyan arkadaş; a) aynı duyarlığı Türkiye’nin çeşitli köşelerinde yırtılan, yakılan, gönderden indirilen Türk bayraklarına ve b) çeşitli bölgelerde zaman zaman yabancı bayraklarla yapılan yürüyüşlere de gösteriyor muydu?

Kıbrıs’ı gezenler bilir; hemen her köşede, başı dumanlı her tepede ay-yıldızlı bayraklar ve Atatürk bulunur. En güzelleri Selimiye’nin iki minaresi ile St.Hilarion’daki iki tepe arasına çekilen çelik halatlara asılan bayraklardır.

Toroslardan görülüp görülmediklerini merak ederim.

Girne-Lefkoşa yolunda Beşparmaklara tırmanırken Güven Park üzerinde iki dev bayrak arasında Atatürk’ün gece de ışıklandırılan Kocatepe silueti bulunur. Aynı bayraklı siluet Yılmazköy-Serhatköy arasındaki Gürpınar tepelerinde de bulunur.

Ama…

Beşparmakların güney yüzündeki dağa serili meşhur bayrağın yeri ise bir başkadır, bambaşkadır. “Nicosia”daki Rumların onu görmemek için başlarını çevirdiklerini bilirim.

Fakat hayrettir, son zamanlarda kuzeyde de anlamsız bir bayrak meselesi ortaya çıktı.

Pimi, 2020 seçimine giden yolda yavaş yavaş çöz(ül)m(e) yanlısı Rum tezlerine yanaşarak Türkiye karşıtlığına soyunan Akıncı çekti. Yerlileri bayraklı makamında kabul buyururken, yabancılar gelince bayrakları kaldırdı.  

Sonrası geldi, herkes eteğindeki taşı dökmeye başladı.

“Din İşleri Başkanı” Hocaefendi’nin, makamında Müslümanları bayraklı, Hristiyanları bayraksız kabul buyurduğu bir düzine fotoğraf sanal âlemi salladı.

“Din İşleri Başkanı” ise, dinler arasında neden ayrım gözetiyor?

Hâttâ tam tersi, Hristiyanlara bayrak göstermesi gerekmez mi?

Bu kadar lâfı neden ettik…

Beşparmakların kuzey yüzündeki Güven Park bayrakları meğer iki aydır “yok”muş.

Soruşturunca öğrendik ki Kıbrıs son 118 yılın en soğuk ve yağışlı yılını yaşıyormuş. Bir önceki fırtınada motorlu çelik halatların birisi kopmuş, onarılınca bayrak yine çekilecekmiş.

Memnun olduk. Zaten emindik…

Bitirirken (kuzeydeki yerini söylemeyeceğim siz bulun) iki Türk bayrağı arasında taşlara kazılı, Atatürk’ün Türkiye’de bile hiçbir yerde görmediğim bir sözünün fotoğrafını iliştiriyorum yazıya…

Taşa, tunç’a, makam odalarına kafayı fazla takmayın…

TÜRKLÜK EBEDİDİR.