Türkiye madenlerini hangi fırsatlarla kime işletiyor.

(NOT:İşbu yazının gazetede yayınlanan "GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER"

yazımız göz önüne alınarak okunması tavsiye edilir.)

2004'de çıkarılan 5177 sayılı MADEN kanunu ile MADEN TALANININ önü YABANCILARA AÇILDI. 2007’de 143 yabancı şirket arama – işletme yaparken, 2008’de verilen ruhsat sayısı 40 bin 193’e FIRLADI. Yabancıların Türkiye’de sahip olduğu maden alanı 150 bin kilometrekareye ulaştı. 2008 YILINDA AKP'NİN ANAYASA MAHKEMESİNCE KAPATILMASI söz konusu olduğunda, ÜYENİN biri TELEFONLA bir ODAYA çağırıldı. Uzun bir görüşmeden sonra, geriye döndü. PARTİNİN KAPATILMAMASI için oyunu kullandı. İKTİDAR PARTİSİ, BU TEK OY SAYESİNDE KAPATILMADI. Daha sonra da, 2009 YILININ SONUNDA YABANCILARA VERİLEN RUHSAT SAYISI, 83 BİNİN ÜSTÜNE ÇIKTI. YABANCILARA PEŞKEŞ ÇEKİLEN TOPRAKLARIMIZ, ÜLKEMİZ TOPRAKLARININ YÜZDE 19’unu aştı !

2004 yılında 5177 sayılı maden kanunu ile iktidar, milletimize ait olan MÜTHİŞ Maden zenginliği için, yabancı maden arama ve işletmesi olarak devlet hissesi oranını yüzde 2 olacak hükmünü getirdi.. Madenler, yurt içinde zenginleştirilir ise; devlet payı, YÜZDE 50 İNDİRİLİR (!) MADDESİ olunca söz konusu EMPERYALİST YABANCI ŞİRKETLER BUNDAN KURTULABİLMEK İÇİN BİR YOL BULDULAR. ARTIK, BULDUKLARI HAM MADENLERİ TIR FİLOLARINA YÜKLEYEREK gemilerle YURT DIŞINA TAŞIMA YOLUNU TERCİH EDİYORLAR.

"Vatan toprakları altında maden var da, ülke bu yüzden işgal edilmekedir", savunması tarihte pek değil, hiç geçmez. Halbuki 103 yıl öncesindeki tarihe döndüğümüzde, Doğu Anadolu Bölgesini 1915-1916 yılında işgal eden Rus orduları 11 Temmuz 1916 yılında Erzincan'ı işgal etti. Türk milliyetçileri ise, Erzincan'ı 13 Şubat 1918'DE geri aldı. Bu işgaller laaf olsun diye yapılmadı. Tıpkı, İngiliz himayesiyle Yunanlıların, Ege ve Güney Marmara Bölgesini işgal ettiği gibi, Rusların himayesindeki Ermeniler'de Erzincan'ı işgal etti. Rusların himayesindeki Ermeniler'dde Erzincan'ı işgal etti.

İngiliz ve Rus soykırım yapmıyor, himayesindekilere soykırım yaptırıyorlardı. Irza geçtiler, yüzlerce müslüman halkı katlettiler.

1917 ilkbaharında, müslüman halkın elindeki silahları toplamak amacı ile işkece yaparak öldüren Ermaniler,1918'de 800 Türk Müslüman sivili öldürdü. 26-27 Şubat 1918 gecesine kadar, Ermeniler Erzurum'da 3000 ila 8000 Müslüman'ı acımasızca katlederek öldürürken, aynı zulümlerle Erzincan'da da, 3000 civarında Türk Müslümanı öldürdüler. Orta Anadolu bölgesine çekilenlerin dışındaki çekilemeyen müslüman kadınları katlettiler ve Müslüman halkı evlere ve camilere toplayıp yakarak veya kurşunladılar.

Bugün ise iş tersine döndü. Erzincan’ın İliç ilçesi Çöpler köyünde altın çıkaran ABD-Avustralya (Rothscildler Ailesinin büyük ortağı olduğu Rio Tinto - Maliye Bakanının ailesini sahibi olduğu Çalık Madencilik) ortaklığındaki yabancı şirketler, yöre halkının isyanını bastırabilmek için çeşitli yöntemler uyguluyor. Bergama’daki gibi bir tepki almamak için köyün ileri gelenlerini kafileler hâlinde Amerika Turu’na götürüp, “iknâ” etme suretiyle faaliyet gösteriyor.

Hangi yabancı şirket nedere altın arayıp, çıkartıyor.

Türkiye'deki büyük altın madenlerinden biri de Erzincan'da. İliç ilçesine 11 kilometrelik uzaklıkta bulunan Çöpler köyü civarındaki altın madenini, yüzde 99'u Rohtscild ailesine ait olan Amerika merkezli Anatolian Minerals Development şirketi yönetiyor. Hükümetin Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın ailesine ait Çalık Madencilik'te bu şirketin küçük ortağı. Burada 2018 yılına göre 80 tonluk altın rezervi var. Son 4 yılda 22 ton altın çıkarmış durumda.

Ayrıca İngiliz Rothchild ailesine ait 200 MİLYON DOLAR DEĞERLİ Rio Tinto Şirketinin Susurluk, Balya, Sultançayırı, Eryaman, Sincan, Güdül, Kazan, Sivrihisar’da bor ve boraks maden çıkarması var;

İngiliz Ariana; Rio Tintonun ortaklığı var. Artvinde arama için 19 ruhsat aldı. Mardin Kızıltepe’de ve Balıkesir Sındırgı’da; Toplam 1.820 kilometrekarelik alanda altın çıkarma çalışmaları var;

İngiliz Odyssey; İngiliz Rothscild ailesinin yan kuruluşu Ariana ile işbirliğine giderek Kütahya ili Tavşanlı’da altın çıkarma çalışmaları var;

Kanadalı Anatolia Minerals Şirketi: Rothscild Ailesi büyük ortak. İktidarın damadı Berat Albayrak'ın aile şirketi Çalık Madencilik Rothscild Ailesi ortağı: Sivas, Malatya ve Tunceli ile Ovacık bölgesindeki altın, gümüş ve bakır yataklarını işletmekte. Bu alanlar Gümüşhane, Artvin ve Kayseri’ye kadar uzanan 700-750 kilometrekare. Bu şirketin Adana Saimbeyli ve Tufanbeyli ilçelerini kapsayan sahalarda elde ettiği çinko madeni işletme ruhsatı 700 kilometrekareden büyük. Ayrıca Yozgat Boğazlıyan, Yenipazar ve Sarıkaya’da, bir bu kadar bakır madeni işletme ruhsatına sahip ABD'li Stratex Şirketi: Uşak ve Kütahya arasındaki Murat Dağında altın buldu. Ayrıca Konya İnlice, Çanakkale Dikmen, Belen Ergama üçgeni ile Eskişehir Muratdere'de altın arama çalışmalarını sürdürüyor.

ABD’li maden firması Eldorado Gold; Kışladağı, Eşme Banaz Katrancılar Köyü, Murat Dağı, Efem Çukuru, Kaymaz, Küçükdere’de…

Kanadalı Teck Cominco Şirketi: Başta Balıkesir İvrindi, Havran, Balya, Çanakkale Ezine ve Kaz Dağlarında sekiz mevkide altın arama çalışmaları yapıyor. Ayrıca Artvin Cerrah tepe işletmesi var.

Kanadalı Teck Cominco Şirketinin desteklediği "Fronteer" Şirketinin Çanakkale Bayramiç'te altın arama ruhsatı bulunuyor. Ayrıca Kuzey Truva Madencilik Şirketinin, Fronteer Şirketi adına 6 noktada altın arama ve işletme ruhsatı vardır.

Kanadalı Anatolia Minerals; Malatya, Tunceli Ovacık’ta altın, gümüş, çinko, ilaveten Gümüşhane, Artvin, Kayseri, Saimbeyli, Tufanbeyli, Beypazarı, Boğazlıyan, Yenipazar, Sarıkaya bakır bölgelerinde arama-üretimi yapmaktadır.

Cayman Adalarından gelen Fronteer Eurasi şirketi; Kuzeydoğu'da yaptığı altın arama çalışmalarında 3.5 milyon onsluk altın rezervi buldu.

İngiliz Global Madencilik Şirketi: Çanakkale Kocayayla köyünde altın araması yapıyor. İşletme ruhsatı bulunan şirket, gerekli izinlerin ardından üretime başlayacak. Ayrıca; 350 civarında yabancı şirket; gümüş, bakır, krom, petrol, nikel, bor, toryum, kömür vesaire 52 civarında maden arama-üretimi yapmaktadır.

Firmalar altın aramada, yöre halkını değişik usullerle ikna etmek yoluna gitmektedirler:

Örneğin, Rio Tinto - Çalık Madencilik) ortaklığındaki şirket, Manisa Bergama’daki gibi bir tepki almamak için köyün ileri gelenlerini kafileler hâlinde Amerika Turu’na götürüp “iknâ” etme; Amerikan şirketi AnaGold Şirketinin, altın aradığı köylülerin “ileri gelen”lerini Amerika’da ağırlayıp “iknâ” ederken, köyün tamamını yıkıp, yerine “köylünün ağzını açık bırakan” villalarla, yepyeni bir camii de olan “köy” inşâ etme yolunu seçmişlerdir.

Netice itibariyle;

Türkiye madence zengindir. 3 trilyon dolarlık maden cevheri rezervi işlendiği takdirde değeri en az 10 misli artacaktır. Değerinin 30 trilyon doların çok üzerinde olacağı hesaplanmaktadır.. Ayrıca maden yatakları işlenerek bu madenlerle ilgili olarak sanayimizin kurulması; bu maden yataklarından bütün sanayileri kuracak “fabrika yapacak fabrikalar”ı da çıkarması hesaplanmaktadır. Bu maden yataklarından bor madeninden TomaHawk füzesi yapan ABD, bu füzeleri Irak, Afganistan başta olmak üzere bütün İslâm Coğrafyası’nın işgâli ve Müslüman kardeşlerimizin katlinde kullanmaktadır. iKTİDARDA olan PARTİ 2001 yılında KURULURKEN, YATIRIMLARIN TAMAMEN ÖZEL SEKTÖRE YAPTIRILMA YOLUNU BİLİNÇLİ (!) OLARAK SEÇTİ. Devlet elini yatırımlardan çekecekti. “Kaynak ihtiyacı” yabancılarca karşılanacaktı. Ancak bu kaynaklar için, topraklarımız adetâ peşkeş çekilircesine “yabancı”lara sınırsızca açıldı. Mesele “kaynak”sa eğer, sadece Gümüşhâne’deki “altın rezervi” Türkiye’ye 100 yıl bakardı! Dünya standartlarına göre 1 ton topraktan 14 gram altın çıkartılırsa, zengin bir rezerve sahipsiniz demektir. Dünya standartlarında 1 ton topraktan 6 ilâ 14 gram altın çıkarılıken, topraklarımızda icabında 1 ton topraktan 1 kilo 700 gram altın çıkabilmektedir!..

Ayrıca, işin bir başka yönü ve tuhaflığı.. AKP iktidarı son yaşanan kriz için hazırladığını söylediği sistemle maden şirketlerine büyük teşvik verilmesini plânladı. "Artık yatırımları özel sektör yapacak" politikaları sonucu, Türkiye yabancı şirketler için kâr sahası haline geldi ve alternatifi olmayan kaynaklarımız yabancı sermaye sömürüsüne bırakıldı. Madenler Türkiye'de çıkarılırken, yine Türkiye'de son mamül haline getirilmesi de Türkiye'de yapılır, şartı konulmadığı için ve bu fırsatla taşınarak yurt dışına gönderilmesiyle, genç işsiz nüfusu yüzde 10'ların altına çekileceği yerde, yüzde 30'lara haliyle çıktı.

 

Pin It