Yazdır

Basından sorumlu bazı danışmanlar Çok kötü ve fena bozulmuşlar!

    Ehh.. Bu bizim kaderimiz ve biz oldum olası böylesi işlere temrinliyiz.


     Mevcut bazı kurum ve kuruluşların sözüm ona basından sorumlu danışmanları bize çok fena bozulmuşlar..
    Bozulmanın ötesinde tavır koyma kararı almışlar..
 Telefonlara bakmıyorlar..

Yazılanları yanıtlamıyorlar.

Kafalarına ve keyiflerine göre takılıyorlar!
    Paşa gönülleri bilir!
    Peki bu danışmanlar neden ve niçin bozulmuşlar?
 Bir önceki sayımızdan itibaren gelen bültenleri düzeltmeden olduğu gibi yayınlıyoruz.
 Bize yöneltilen “Bu nasıl Türkçe böyle?” gibi soruları yanıtlamaktan bıktığımız için de haber bülteninin sonuna “Bülteni olduğu gibi yayınladık” şerhini koyuyoruz.
 .. ve koymaya da devam edeceğiz.
 Bu şerhi koymamızın nedeni şahsi değil.
 Biz bu danışmanlardan ne örtülü ödenekten talep ettik, ne de olağanüstü bir şey istedik. 
 Ev kirası, elektrik, su parası gibi istemlerimiz de olmadı.

    *
  Bir çoğunun fahiş faturalardan komisyon aldıklarını da biliriz.
 Arada bir verdikleri ekstra ilan bedellerinin karşılığını nasıl tahsil ettiklerini de!
  40 yılı aşkın meslek hayatım boyunca böylesi aşağılık işlere ne tavassut ettim ne de tenezzül.
 
   Bu şerhi koymamızın tek nedeni var.
   Bu danışmanların bir kısmı sözüm ona ‘Halkçı’, bir kısmı da ‘ Milliyetçi’!

Ne halt olursan ol.

Basın bülteni yazıyorsun, dağıtıyorsun.

Türkçe yazıyorsun Türkçe!
   Türkçe danyanın en gelişmiş ve en yaygın dilidir.    
   Matematik ve edebiyat dilidir. 
   Türk diline saygılı olmak zorundasın. Bu gün çalıştığınız makam size Türkçenin ırzına geçme hakkını vermiyor bilesiniz.
  Kendi kendinize Türkçe grameri üretemezsiniz.
 Başlık ve ara başlık tarzını değiştiremezsiniz.
     Haberin içinrde  patronunuzun adını ve soy adını majiskül kullanamazsınız.

40 küsur kelimelik bir cümle kuramazsınız.

Kullansanız da bizi çıkarlarınıza alet edemezsiniz.
 Galat-ı meşhurun ardına sığınarak da cehaletini gizleyemezsiniz.
   Gerçi sizler ‘Galat-ı meşhur’un da ne olduğunu bilmezsiniz..

Bana tavır koyun, ama Türkçeyi tahrif edemezsiniz.

Makam odanızda masanızın üzerine İlkokul Türkçe Grameri ve Türkçe Sözlük koymuş olsaydınız böylesi haltları yemezdiniz!

Biz de sayenizde " Bu nasılm bir Türkçe yakışıyor mu hiç size?" suçlamalarına muhatap olmamış olurduk.

 Sizin bültenlerinizi düzeltmekten çalışamaz olduk!.