Yazdır

ASRİ MEZARLIKLARI SEVMEK..

                Mezarlıkları sevip sevmediğinizi bilmem.        
  Laf olsun diye sadece dini bayramların arife ve şerife gülerinde gidip gitmediğinizi de bilemem.   
   Ben mezarlıkları severim.        
   Zinhar yanlış anlamayın.
Ölülerden medet umduğumdan değil, bana ölümü hatırlattığı için de değil.   
 Huzur verdiği için, dünya malının ne kadar değersiz olduğunu hatırlamak için mezarlıklara giderim.  
 
    “La İlahe İllallah“dedikleri halde mekan, makam, mevki, şan, şöhret, ikbal ve ukba için kendi yarattıkları ilahlara tapanları,n ne kadar beyhude yaşadıklarını anımsamak için giderim.  
  O herkesin bildiği “kefenin cebi yok, Azrail de rüşvet yemez” meselinin ne denli muteber olduğunu bir kez daha idrak edebilmek için mezarlıklara giderim.   
                    * 
   Mezarlıklar içinde bulunduğumuz toplumun aynalarıdırlar. 
    Toplum neyse mezarlığı da odur. 
   Sosyolojik yapıyı olduğu gibi yansıtırlar.
   Mesela; dişleri çarpık biri için “ Ağzı Müslüman mezarlığı gibi” derler! 
   Utanç vericidir. 
Maalesef, doğrudur.
   Bakımsızdır Müslüman mezarlıkları.
   İşin üzücü yanı mezarlık kavramının Türklere ait olmasıdır.
   Dünyanın neresinde olursa olsun mezar varsa, hele hele kurgan varsa orada mutlaka Türk vardır.
   Demek ki tarihi seyir içerisinde dinimizin olduğu kadar, milliyetimizin de rotasını şaşırmışız!
    Taşları bile çarpık çurpuk durur, Müselman mezarlarının.
  Şimdilerde az biraz düzelmeye yüz tuttular . 
  Yapanların takdiri Tanrı’nındır elbet.    
 
     Asri mezarlıklar..     
 
    Asri mezarlıkların bir başka yeri vardır. 
Sırası gelmişken neden ‘Asri mezarlık’ denilir bilir misiniz?     
   Asri’nin modern ya da çağdaş anlamında kullandığını bilirsiniz umarım!    
  Asri mezarlıklar Cumhuriyetin ilk yıllarında kuruldu.     
   Yani 1930’larda.
   İlk Asri Mezarlık Ankara’daki Cebeci Asri Mezarlığı’ydı.
   En büyük özellikleri de bütün dinlere inananların aynı mezarlıklara defnedilmeleriydi.  Müselmanı, İsevisi, Musevisi aynı mezarlıktaydı.
Öyle ayrı gayrı yoktu.  
   Üstüne üstlük Asri mezarlıklarda Türkçe ’den başka lisan kullanılmazdı.
 Yani lisanı Osmani, Arabi, Arami hasılı bilumum ecnebi dil men edilmişti.
Latin harfleriyle Türkçe kullanılacaktı.  
   Elbet, Cumhuriyet devrimi dirileri olduğu kadar ölüleri de bütünleştirmeliydi.   
İşte o yüzden çeşitli dinlere mensup olanların gömüldüğü mezarlıklara ‘ Asri mezarlık’ denilir..  
   Malumatfuruşluğu bir yana bırakalım.  Bu kadar yeter. 
              *
  Ölüye saygısı olmayanın diriye sevgisi olmaz.  
   Olmaz elbet.
O yüzden Müselman mezarlıkları çarpık çurpuk dururlar.
   Bayramdan bayrama otları yolunur, bir iki Fatiha okunur o kadar.
 Ölen, yakın aile fertleri tarafından yad edilir. 
             *
   İmdi "Adana’nın eski mezarı var mı? 
   Ne oldu eski mezarlığa? 
 Kimine göre Seyhan baraj Gölünün suları altında kaldı.
Bence muteber değil.   
   Bu iddiayı ileri sürenler Topalak Mezarlığının en eski mezarlık olduğunu vurgularlar. Sanki o vakitlerde Topalak Köyü kent merkeziydi de sonradan eksen kayması yaşandı.  
   Geçelim.
 
                         *  
Bilenler eski mezarlığa ne olduğunu bilirler! 
Sahi ne inşa edildi ölülerin üzerine?  Fabrika mı?  
  Yüreğir Kaymakamlığı mı? 
  Yıkılan Devlet Hastahanesi mi?
  Kim bilir?  
  Ancak eskilerde mezarlık Taşköprü’nün güney tarafında resmedilir..    
  Neyse. 
                              *
   Adana Asri Mezarlığı’ndaki Yahudi mezarları dikkatinizi hiç çekti mi?  
   Ya İsevi mezarları? 
    Peki Ermeni mezarları da mı dikkatinizi çekmedi? 
                            *    
    Haaa anladım!  Rahmetliyi yad ederken acınız o kadar depreşmişti ki bütün bunların hiç biri dikkatinizi çekmedi. 
 Ehh ne yapalım mevtanın hak rahmetini gani eyleye. 
                            *
    Dedim ya mezarlıklar toplumun aynasıdır. 
İmdiki mezar taşlarına bakıyorum da son zamanlarda sarıklı olanları türedi.
 Oysa Asri Mezarlıklarda bunlar da men edilmişti. 
Haa bir de mezar taşlarında sıfatlar geçit resmi halinde dizildi.
                                   *
    3. Fotoğraf karesinde görüldüğü gibi adamın mesleği, sıfatı yazılmış.
 Maşallah bir aldığı ihaleler faslı eksik!    
   Mezar taşına ‘Fabrikatör’ diyeni de bulmak pek ala mümkün. Ne diyelim?
   Mahkeme-i kübra’da sosyal sınıf ve statülerine göre tasnif edileceklerini sandılar” diyerek Fatiha okuyup geçelim. 
   Lütfen, mezarlıklara olmasa bile ebedi alemde istirahat edenlere saygı gösterelim.  
   
    Fatiha’yı bile en ucuz kim okuyacak diye birbirimizin beynini kemirtmeyelim.
 
    İnşallah bir gün kabir duaları da tarifeli olur diyelim!
  Varsın zengininki pahalı, fakirinki ucuz olsun.
   
    Yeter ki, mezarlık duacıları “Körün tuttuğunu becermesi” misalinde olduğu gibi “Adamına göre dua, duası kadar para” diyerek değer biçmesin.
 
     Okuyan kalben okumasa bile, layıkıyla ve adabıyla Fatiha okusun.     
   
    Okura not: İmdi bu yazıyı okuyan bazı münafıklar bütün ölüler bir arada” dedim diye Hafazanallah “diyalogcu’ falan derler!        
   Deseler de aldırmayın bizi bilenler elbet bilirler.