”Ekmek kadar kutsal su gibi aziz” ha! Adana Büyükşehir Belediyesi’nin umurunda?

   İmdi bu yazıyı okuyanlar umarım bilirler ‘ekmeğin ‘ kutsal’ olduğunu!.
     Neden kutsal olduğunu bilirler mi işte onu bilemem.. İçinizde kaç kişi ekmeğin öyküsünü bilir?
 Orasını hiç bilmem.
  Bazı zamane allameleri anında eşeylerine göre google amca veya teyzelerine başvuracaklardır. İşte onu biliyorum.
 Hani dilimize pelesenk olmuş bir  deyiş vardır. 
“Ekmek kadar kutsal, su gibi aziz” deriz.
   Ahaaa, işte bunu çok az kişinin bildiğine eminim.
 Belki bir kaç ansiklopedi allamesi şairliği meslek tutmuş olan entel ile, sanatçı takılan bir kaç dantelin malumatı vardır.
 Hadi bakalım hatırlamaya çalışın.
“Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!”
   Bizim zamanımızda ‘mısra’ derlerdi, şimdi Türklükten uzak Türkçeciler “ Dize’ diyerek farkı fark ettirme gayreti içindeler ya, her şeye rağmen umudum yine onlarda..
   Hadi zorlayın kendinizi?
 Yoo öyle google amca / teyzeye danışmak yok. Biraz beyin jimnastiği yapın. 
 Beyniniz varsa eğer!
   Sizi merakta bırakmış olmayayım. Cahit Sıtkı’ya aittir bu mısra / dizeler..
*
   Neyse! Elbet bilirsiniz.
Mevzuu ekmekten açıldı ya gıda meseleleri ile ünlü yazar Artun Ünsal ekmek konusunda:
“Her dinde ekmek kutsaldır:
Bir Musevi'nin Tanrıya (Yehova) sunduğu ekmek mayasız olmalıdır. Bir Hıristiyan için ekmek İsa'dır. Bir Müslüman için ekmek kutsal bir yiyecektir, yere düşünce öpüp alna götürülecek kadar kutsal.’’ demiş.
 İyi demiş, iyiliğinin yanısıra elbet doğru demiş.
   Yine Artun Ünsal’dan öğrendiğimiz kadarıyla kabarık ekmeğin ilk üstadları kadim Mısırlılar..
  Romalılar ise ekmek pişirmeyi sanat haline getirmişler.
  Ünsal’dan  aparmaya devam:
“İslám ve Ekmek bölümünde, İslámın ekmeğe kutsal bakışını yazmış:
  ‘Eskiler ekmeğe nán-ı azîz de derlerdi, yani çok değerli nefis ekmek. Nán-ı haram'dan kaçılır, nán-ı helál peşinde koşulurdu.’’
  Ünsal’ın o dediği çook eskilerde ‘tarihi fi’ diye adlandırılan zamanlarda kaldı.
*
   Sahi, beyninizi bir yoklayın bakalım ekmek kültürünüz ne kadar? 
Anlamadınız değil mi?
 Yani kaç tür ekmek biliyorsunuz?
   Mesela size Francala ne anlatıyor?
Önemli değil. Siz somunla karnınızı doyurmaya devam edin.
*
   Ekmek dedik, ekmeğin kudsiyeti dedik, İslam’da ekmek öpülür ve başa konulur dedik. Doğrudur. Ekmek fakir fukaranın ana doyum kaynağıdır. 
 Bilenler bilirler ki biz Türkler ekmek yemezlerse karınları doymaz.
    Ne yapsın zavallı Türk tarih boyunca başkaları parsayı toplamış, Türk ekmek tokluğuna baş vermiş. O yüzden de ekmeği kutsal bilmiş!
*
   Ekmek kutsal haa!
   Hadi canım siz de..
 Ana doyum kaynağı olduğuna göre ekmek önemli. Ekmeğin temizliği de / yoksa hijyenliği mi demeliydim? çok önemli. Öyle değil mi?
 
   Elbet önemli. Lakin size ve bana göre önemli. 
Adana Büyükşehir Belediyesi’ne göre ekmeğin temizliğinin önemi yok Poşet yasasını fırsat bilip ve dahi kar belleyip, millete ekmeği elleriyle dağıtmaya başladıklarından bu yana hiç önemi yok.
 Belediyenin ekmek umurunda mı canım?
 Hele şimdilerde onlar düşmüşler kaç Kürtten kaç oy alırım, Kaç Arabın önde gelenini kafa kola alırsam oralardan oy toplarım derdine.  Hani ucuz ve kaliteli ekmek yedirirdiklerine dair reklam yapıyarlar ya.. Aldırmayın siz o reklamlara..
   Nasıl olsa Halk Ekmeği kendileri yemiyorlar ya..
Ceyhan yolçatı’nda kendisini Adana’ya getirecek araba bekleyenler bu gün bilmem kaç yüzbin liralık arabaya binip, bilmem neredeki villada oturuyorlar nasılsa.. Böylesine bilmemneresine konulmuş roket hızıyla terfi edenler halk ekmeğine tenezzül mü ederler?
Benim ki de abesle iştigal doğrusu.
*
  Rahmetli dostum Arif Yıldızcan Ekmekçilik AŞ’nin etkilisi ve yetkilisi olduktan sonra bir hasbıhalde anlattıktları karşısında hayretten afallamıştım.
 “Yahu” demişti rahmetli 
“Bunlarda hiç insaf kalmamış. İnsan sağlığı umurlarında bile değil.” 
  Hasbıhalden notları kısa keselim. Bir vakitler belediye ekmekleri üstü açık kamyonetlerde taşınırdı.    
   Kapalı araçları Yıldızcan alarak bir nezbe ‘hijyenlik’ sağlamaya çalışmıştı da.. Sonradan dayanamadı.
 Daha önce “Ben hırsız değilim” diyerek belediye Meclis Üyeliği görevinden ayrılmıştı, sonradan da Ekmek Fabrikalarından elini çekti.
*
 Geçelim.
 Peki ala şirin hanımefendilerim ve cici beylerim geçelim!
   İmdi bu fotoğrafa dikkat edin. Bu eller benim ellerim ve Yüreğir’de bir Belediyle Ekmek Klubesinden Belediye ekmeği alırken ki hallerim.  Geçelim değil mi? Geçelim de sadede gelelim.
*
 Belediye Ekmek satış klubelerine bir yazı astılar. Hökümetin çıkardığı yasayı hatırlattılar. Bu yasaya Ekmekçilik A.Ş yöneticileri anlaşılan o ki mal bulmuş mağrıbi gibi sarıldılar.
 Ekmek klubelerinden poşetleri kaldırdılar.
 Sözüm ona bilmem kaç bin adet poşet dağıttılar. İşi böylelikle haline yoluna koydular.Haa bu arada bazı pazarcılar pazarlarda Ekmek Poşetleriyle domates satmaya başladılar!
 Nasıl mı oluyor? 
  Gerisi belediyenin çok mahir etkili ve yetkililerine kalıyor!
Belediye yaparsa
 klubede yapar!
 
    Az kaldı unutuyordum. Yandaki fotoğrafta üç ekmeğin üstünde duran bir ekmeğin üçte biri de ne midir?
   O da üç ekmek parasının arta kalan bakiyesidir!
   Belediye ekmeği 60 kuruştur. Üç ekmek 180 kuruş eder. İki lira verirseniz 20 kuruş alacaklı kalırsınız. İşte ekmek klubeleri 20 kuruşluk bakiyeyi size ekmeği üçe bölerek verirler.Ahir ömrümde böyle bir bakiye görmemiştim. Görmek bir yana “Bu ne?” sorusuna “Ne bakıyon dayii o da ekmek deeel mi? Mübarek. Beğenmiyonmu yohsaa haa” cevabına verebileceğim hiç bir açıklama yoktu. Çaresiz 20 kuruşluk bakiye yerine belediye ekmeğinin üçte birine razı oldum. Yüzbinlerce Adanalı gibi, halkla beraber benim nasibime de düştü yine üçün biri!
*
 Oysa Bakan ne diyor?
 
   Eldeki verilere gövre devrin Tarım Bakanı Mehdi Eker bütün ekmek satıcılarını uyararak şöyle diyor:
“Ekmek Sadece Fırında Ambalajsız Olarak Satılır” 
  Bu da medyaya yansıyor.
   Mehdi Eker röportajında Ekmeği hijyenik şartlarda satmayanların ‘ALO 174’ hattına ihbar edilmesi gerektiğini de özellikle belirterek bilmem kaç ihbar aldıklarını ve gerekeni yaptıklarını belirtiyor.
   Bu güzel. 
   Hoşuma gitti. Bu gazete yayınlandıktan hemen sonra bu hattı arayarak teker teker bütün ekmek satış noktalarını ihbar edeceğimi etkili ve yetkililere şimdiden ihbar ediyorum!
   Aha da bana inanmayanlar Bakanın ambalajlı ekmekli fotoğrafına ve açıklamalarına http://www.ekmekdunyasi.com/ekmek-sadece-firinda-ambalajsiz-olarak-satilir/ adresinden tıklayarak bakabilirler. 
    Kendini metropol kentlerle kıyaslama alışkanlığına kapılmış Adana Büyükşehir Belediyesi etkili ve yetkilileri bi zahmet o metropollerde belediye ekmeğinin nasıl satıldığına göz atsınlar. Oralara kadar gidip resmi ödenek çıkartmalarına, gayri resmi tahsisat’ı mestureden para almalarına gerek yok. Google amca / teyzelerine danışsınlar yeter!
Uyarıya bakın!
   Gök tanrım, Görklü tanrım sen aklımıza mukayyet olmamızı sağla.
 Bunca satır döktürdük. Bunca yazı yazdık. Bunca uyarıda bulunduk.
 Kasaba kurnazlığından da öte köy kurnazlığı uygulamalarının ceremesini Adana’nın çektiğini yazdık.
 Millete ekmeği elleriyle teslim edenlerin ambalajlardaki uyarısına bir bakın. Başkan sözlü halkı uyararak ne diyor?
“Ekmeğinizi elletmeyin!
 
 Hadi Suyun azizliği meselisini de Şefkatli Murat beğin bastığı gazeteden alıntılarla bir sonraki sayıya bırakalım..