Adana: katil kent; Öldürüyor...

   Biliyorum içinizden birileri başlığa bakıp “Mübalağa etmiş” diye ukalalık

edecekler.
   Hayır asla abartılı bir başlık kullanmadım.
Neyse o!
Evet, Adana öldürüyor!
Birileri inkar etse de aldırmayın inkarlarına zira; “Zırva tevil götürmez

   Adana’nın seri katil misali taammüden, cinsiyet ayrımı yapmadan insan öldürdüğünü ben söylemiyorum ki!
  Belediye başkanlarımız para verip abone oldukları ve bütün birimlere dağıttıkları Belediye Dergisi’ni okumuş olsalardı benim asıl haber kaynağımın o dergi olduğunu pek ala bileceklerdi.
 Ama onlar okumazlar, hadi diyelim ki başkanlar çok yoğundurlar okumaya zaman ayıramazlar. Ya da çok iyi bildikleri için okuma gereği hissetmezler!

Akıldaneleri de okuyup neden aydınlatmazlar?
   O ayrı bir fasıl...

     *
   Ülke genelinde yayınlanan Belediye Dergisi 2019 Mayıs-Haziran sayısını kentlere ve hava kirliliğine ayırmış.
   İklim değişikliklerini önlemenin tek çözümünün de yenilebilir enerjiye geçiş olduğunu ayrıntılarıyla anlatmış.

“Hava kirliliği trafik kazalarının 7 katı can aldı’ üst başlığıyla ayırdığı kentler ve hava kirliliği meselesinde ise daha çarpıcı bir başlık kullanmış: “Temiz hava 52 bin hayatı kurtarabilirdi.”
   Buyrun beyler.
Derginin kaynağı ise Dünya Astım Günü’nde yayınlanan “Hava kirliliği ve sağlık etkileri” başlıklı rapor.
 Dergi, bu raporu “Kara Rapor” olarak irdelemiş.

   2017 yılında ülkede 30 yaş üstü toplam 398 bin ölüm vakıası olmuş.

Bu rakkama kazalar ve dışsal yaralanmalar dahil değil.
    Şimdi dikkat edin. 399 bin küsur ölüm olayının 51 bin 574’ü hava kirliliği kaynaklı!
  Okudunuz mu?
İsterseniz bir daha okuyun!

   Türkiye’de hava kirliliği nedeniyle en fazla ölümün yaşandığı üç il, İstanbul (5.851), Bursa (3.098), Ankara (2.139)
   Buraya kadar güzel, bunlar metropol kentler! Çarpık yapılaşma, atmosferik hesap hataları vs. vs.

   Hava kirliliğinden kaynaklanan ölüm sıralamasında,İzmir, Konya, Manisa, Mersin ve Adana geliyor.
 Yine içinizden birileri “Ohh be kefeni yırttık. 9. sıralardayız “ deyip züğürt tesellisi babından kendilerini avutabilirler.
  Bence mahsuru yoktur ve istedikleri gibi psikolojik masturbasyon yapmakta serbesttirler!
   Evet, Adana’da 2017 yılında tamı tamına 1.417 kişi hava kirliliğinden ölmüş...
   Yanlış okumadınız hadi bir kere daha yazıyla tekrarlayalım ki daha iyi anlatmış olalım...
“Bin dörtyüzonyedi
Anlayabildiniz mi bayanlar ve  beyler?

       *
Hava kirliliği insanın 
züriyetini kesiyor!

   Devam edelim mi DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü)’nün Kara Rapor’un da  Hava Kirliliği ve sağlık etkileri bölümünde çocukların yetişkinlerden daha çok etkilendiği belirtiliyor.
  Platform  bileşenlerinden Türk Tabipler Birliği temsilcisi Doç. Dr. Gamze Varol, hava kirliliğinin bebeklerde düşük doğum ağırlığı,otizm, diyabet (Tip 1) ani bebek ölüm sendromu, astım, KOAH, bronşiolit ve bronşit, zatürre ve zeka geriliği görülme riskini arttırdığının altını çizdi”
KOAH faslı ise daha ilginç “KOAH hastalarırnın yüzde 26.8’i hava kirliliğine bağlı. Alt solunum yolu enfeksiyonrlarından kaynaklanan ölümlerin ise yüzde 27.5’i yine hava kirliliği yüzünden...
 Tehlikenin boyutlarını bilmem anlayabildiniz mi?

HES’ler ve diğer 
santraller!

   İmdi, bir iki milletvekiline sordurdum. Cevap alamadım, Birisi Ankara’ya döndüğü zaman konuyu araştıracağını söyledi. Koca bir yıl geçti hala daha araştıracak!
   Bekliyoruz.
 Vekilleri geçelim ve sözüm onlara, ‘Asiller’e dönelim!
 O Allahın adamı olmakla övündüğünüz kentin yüzölçümünün ne kadar olduğunu kaçınız biliyor acaba?
 Sahi biliyor musunuz?
 Durun sizi google teyzenin şefkatli kucağına atmamış olmak için ben belirteyim.
 Adana’nın yüzölçümü 1.945 kilometre kare.
 Evet hepi topu bu kadar.
 Peki bu kadarlık bir alanda kaç enerji santrali var?
Yahu onu da mı bilmiyorsunuz ?
  Resmi kayıtlara göre bu kentte faaliyette olan elektrik enerji santrali sayısı 50.
 Bu şu demektir her 38.9 kilometrekareye bir santral düşüyor!
   Ne o?
   Hayrola?
   Kafanız mı karıştı yoksa?
 Peki, devam edelim..
 Bu santrallerden  İSKEN Su Gözü İthal kömürle, Tufanbeyli linyitle, MENSA Mensucat Santrali Naftayla, TOROS Tarım Ceyhan, Naftayla,yapım aşamasında olan Hunutlu İthal kömürle, ve yine yapım aşamasında olan AYAS Termik Santrali de yine ithal kömürle çalışacak..
  Hava kirliliği mi  canım ne olacak?
Anlamadınız mı daha, çocuklar sakat doğacak, çiğerlerin patlayacak kadın kadınlığından, erkek erkekliğinden olacak.
     *
   Çevre Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Kenan Doğan uyarıyor.
 “Santraller kirliliği arttıracak
   Kim dinliyor?
   Bir kaç duyarlı çevrebilincine sahip olanın dışında hangi siyasi kirliliği umursuyor?

    Belediyeler akıl almaz mantıkla bu santrallere gece yarısı operasyonlarıyla ‘onay’ veriyor!
   Bu kentte 38.9 kilometrekareye bir santral düşüyor, siyasiler ve rantiyeciler geçiniyor,birileri köşeleri dönüyor, insanlar ölüyor!

Teşekkürler İsmail Hakkı Atal

 Kendisini şahsen tanımam. Tanışmak fırsatını bir türlü bulamadık gitti...
 Sanal ortamda paslaşıyoruz.
   Babası  Şahin Vural Atal’ı tanırdım. Sol kanadın arlı namuslu siyasilerindendi..
Dürüstülğünden dolayı  siyasette pek fazla barınamadı. İnançları doğrultusunda kendine düşen görevini yaptı ve siyasi arenadan çekildi..
  İsmail Hakkı Atal da babası gibi avukat.
   Sağ olsun , var olsun zaman zaman gönderileriyle bu cahili bilinçlendiriyor.
Geçtiğimiz günlerde gönderdiği ekran görüntüleri ve bilgi birikintileri ile irkildim.
    20 Aralık 2019 tarihi itibarıyla Adana Meteoroloji İstasyonu verileri beni dehşete düşürdü.
  Ekran görüntülerinde 10 mikron Partikül madde değeri 445 mikrogr/m3 olarak belinlenmişti.
   Dünya Sağlık Örgütü’nün kanser yapıcı olarak belirlediği oran 10 mikron PM için sağlığa zararlı sınır değeri 20 mikrogr/m3, yıllık ortalama 50 mikrogr/m3 günlük ortalama değer biçmişti.
   20 Aralık 2019 tarihi itibarıyla Adana’da bu oran tamı tamına 872 mgr/m3 tü.
Bu, şu demekti DSÖ’nün verilerini çoktan sollamıştık!  50 nerdeee 872 nerdeee?
Akıllara seza bir değerde!
  Gel de delirme!

  Aynı gün Av. İsmail Hakkı Atal bir bilgi notu daha gönderdi.
   Birlikte okuyalım.
“Hollanda yüksek mahkemesi Hollanda hükümetini 2020 yılı sonuna kadar karbon emisyonlarını 1990 yılındaki emisyonun % 25’in altına düşürmesi için karar verdi. Hollanda hükümetinin Hollanda vatandaşlarının iklim değişikliği nedeniyle tehdit altında olan insan haklarını koruma görevi olduğuna hükmedildi.”
 Anladınız mı?
Hollanda Yüksek mahkemesi Hollanda hükümetini uyarıyor.
   Ya bizde ne oluyor?
Cumhurbaşkanlığı marifetiyle Hunutlu ithal kömür santralinin alanları genişletilip hibe ediliyor!

 

Yediğimiz balıklar
 Hayatı tehdit ediyor.

   

 Doğu Akdenizdeki balıklarda yüksek oranda siyanür ve çinko var.  

Tehlike de yenilir yutulur türden değil...

'DOĞU AKDENİZ'DEKİ BALIKLARDA ARSENİK VE ÇİNKO TEHLİKESİ'

http://www.sozgazetesi.org/index.php/guncel/8166-dogu-akdeniz-deki-bal-klarda-arsenik-ve-cinko-tehlikesi

   Baksanıza balıklarımlızda bile siyanür ve çinko oranlarının yüksekliğine..

Yukarıda vermiş olduğum haber linkini okumak zahmetine katlanırsanız durumun vehametini umarım anlarsınız!
Teşekkür etmek gerekir Mersin ve Çukurova Üniversitelerine..
   Duyarlı ilim ve bilim insanlarına..
   

     *

 Baksanıza çevrenize...
Allah aşkına bu kentte kaç kişi sağlıklı yaşayabiliyor?

Adana duyarsız kent

   Evet, nerde kalmıştık?
Hava kirliliği, deniz kirliliği, toprak kirliliği hepsi bir yana..

Peki Adanalılar ne ne diyorlar bu duruma?
     -”...”
   Ses yok.

Sokaktaki vatandaşın umurunda bile değil.
 Bir kaç çevrecinin dışında kimse umursamıyor.
Sahi siz hiç TEMA Adana Şubesi’nin bu konulardaki bir açıklamasını gördünüz mü?
   “Belki ben görmemişimdir” diyerek google teyzede küçük bir araştırma yaptım. 
        Iıhhhh. Tık yok!
Karadeniz’de, Ege’de insanlar kendilerini dozerlerin altına atıyorlar.
Yağmurda, çamurda Doğa Nöbeti tutuyorlar.
 Adana’da?
     *
Reha Ören de oturmuş “En güzel başkan bizim başkan” “En iyi hükümet bizim hükümet” diye yazmak varken böylesi abuk sabuk konuları irdeliyor.
   İğneyle kuyu kazmaya çalışıyor.
 Üstelik bir de bunca haltı yiyen siyasasilerden ilan-reklam bekliyor!

Samimi dostlar uyarıyorlar:”Yazsan ne yazar, yazmazsan ne yazar”
   Ben de diyorum ki “Haklısınız en güzel yazar rahmeti rahmana intikal etmiş olan Gönül Yazar. Hala daha piyasası var!
Sahi benim neyim var?

 

 

 

Pin It