Adana Yazarlarevi ile ilgili açık mektup

   Çukurova Sanat Girişimi’nin önerisi üzerine Seyhan Belediyesi tarafından restore edilerek Adana Yazarlarevi olarak açılışı yapılan

Ekmekçi Halil Bey Konağı’nın işlevi sanat dünyası tarafından eleştiriliyor.
 Adanalı genç ve yetenekli sanatçılardan Kubilay Altuntaş Adana Yazarlarevi’nin işleviyle ilgili bir açık mektup yayınlayarak Adana sanat dünyasının endişelerini dile getirdi.
Altuntaş açık mektup’daki soruların Seyhan ve Adana Büyükşehir belediyeleri tarafından yanıtlanması gerekliliği üzerinde durdu.
   İşte, tam metin halinde Kubilay Altuntaş’ın açık mektubu:
   
    Açık mektup:
   Seyhan Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi, ayrıca tüm sanatçı, sanatsever halkımıza…

   Sayın Akif Akay, bir önceki yönetim (Sayın Zeydan Karalar) tarafından hizmete açılan YAZARLAREVİ ile ilgili bilgi almak istiyorum. 

   1. Ne kadarlık bir bütçeyle yapılmıştır?
   2. Çalışan sayısı kaçtır? Eğer olanaklıysa kimlerdir?
   3. Nasıl bir fiziksel yapıya sahiptir?
   4. Toplantı salonları, kütüphane vs. var mıdır? Nasıl yararlanılabilir?
   5. Konaklama olanağı var mıdır?
   6. Konaklama ücretli midir?
   7. Konaklamayı kimler yapabilir? Bugüne kadar kimler kalmış ve hangi etkinlik için kente gelmişlerdir?
   8. Belediye Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü'ne mi bağlıdır?
   9. Adı niçin Öğretmenevi, Polisevi ya da Orduevi gibi genel kabul görmüş bir ad değil de çoğul olarak Yazarlarevi biçiminde konmuştur?
   10. İçinde bulunduğum sanatsal ve kültürel çalışmalarda dış ülkelerden ya da ülkemizin çeşitli yerlerinden sanatçı ve kültür insanları konuk ediyoruz Yazarlarevi’nde konuk edebilir miyiz? Bu konuda belediyenin ilgili birimlerine mi başvurulması gerekir?
   11. Yazarlarevi’ndeki yazar ya da kültür insanları kimlerdir? 
   12. Yazarlarevi’ne bir ad önerebilir miyim? Örneğin: “Turan Altuntaş ya da Ali Püsküllüoğlu Yazarevi” vb.
 Bu sorular 16 Temmuz’da Belediyenin "Başkana Mesaj" bölümünden sorulmuş ancak hâlâ yanıt alınamamıştır. Bazı soruları sormak hakkımdır diye düşünüyorum. Ayrıca, sanırım paylaşımım nedeniyle bu satırları okuyanların da bilgi sahibi olmalarına da katkıda bulunuyorum. 
   Sorduğum soruların Sayın Akif Akay tarafından irdeleneceğine de inanıyorum.

   Nâzım Hikmet Kültür Merkezi, Aysad/Yaşam Sanat Derneği, Vardiya Sanat gibi mekânlar kapanırken, yüz binlerce liranın harcanıp; kontrolünün, yürütmesinin; kimin ve kimlerin elinde olduğu bilinmeli. Yazarlarevi Derneği Tüzüğe göre 49 yıllığa kadar kamusal olanaklar devralınabiliyor. 
   Bina kaç yılığına Belediye’den alınmıştır?... 
   Sayın Zeydan Karalar’ın (Sanırım iyi niyetle) yaptığı bu yatırımın; adresini dahi kimsenin bilmediği, bırakın edebiyat çevresini; müzisyen, ressam, yontucu ve diğer sanatçıların gidemediği bir yer olmasını herhalde istemezdi.
   Bu yüzden ivedilikle yönetimi Seyhan Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne bağlanmalı ki herkes gidebilsin.
    Örnek: Akdeniz Kentleri Kültür ve Sanat Buluşmaları’nda konuğumuzu; önemli bir şairimizi hangi öğretmenevinde kaç paraya, nasıl ağırlayacağız, diye didiniyoruz...
    Amatör tiyatrolar; Düşün Sanat Topluluğu, Umut Sahnesi vb. gruplar dramaturji ya da masa başı çalışmalarını kafeteryalarda, çay ocaklarında yapmasınlar.

   Burada; kimler, ne zaman konaklayabilecek? Kimler, ne zaman, hangi etkinlikleri yapabilecek?
    Bunu kim tespit edecek? Adana halkı adına sorumlu Seyhan Belediyesi mi? Yoksa Yazarlarevi Derneği mi?... 
   Haziran-eylül arası etkinlik, açık hava konseri değilse yapıl(a)maz. O zaman bu aylarda kimsenin konaklamaması gerek, değil mi?!...
    Acaba konaklayan oldu mu?...

   Not: Çok saygı duyduğum insanların “Yahu nedir bu parçalı görüntünüz?”, “Neden kavga ettiniz ki?” gibi sorularına cevap veremiyordum. 
   Ancak yeni anladım ki benimle kavga edilmiş! Bugünün dikensiz gül bahçesi için galiba! 

   Yazarlarevi Derneği’nden ben yani Kubilay Altuntaş yönetim yedeğinden çıkarıldığımda paylaşmıştım. 
   Üyelikten çıkarılan diğer sanatçıları da paylaşayım. Emekçi, Şair Duran Aydın ve Eğitimci, Şair Ferhat İşlek. Bu adların yanında daha kimler var bilmiyorum. Bence, adlarımızın da yazılı olduğu listeler (Belki de başkaca iyi niyetli pek çok sanatçının da adının yazılı olduğu) 

   Sayın Zeydan Karalar’a götürülünce, o da böyle bir jesti yapmıştır. Ancak nereden bilebilir ki daha açılış dahi olmadan istenmeyenler dernekten çıkarılıyor.    
   Çok merak edenlere gazetelerin internet sayfalarını “Yazarlarevi” diye aratınız ve o karelerde o gün olup da bugün kimler yok! Tüm karelerin ortaklaştığı bir kişi dışında kimler var? Ha! Bir de olan bitene sessiz kalmayı yeğleyen ve söyleneni yapan birkaç kişi… 

   Dernek tüzüğüne göre üyelikten çıkarılma şartları aşağıdadır. Bu şartları yerine getirip getiremeyeceğimizi kamuoyunun takdirine sunayım. 
   Madde 5-Dernek üyeliğinden çıkarılmayı gerektiren haller.
  1-Dernek tüzüğüne aykırı davranışlarda bulunmak,
  2-Verilen görevlerden sürekli kaçınmak,
  3-Yazılı ikazlara rağmen üyelik aidatını altı ay içinde ödememek,(Giriş 10 TL, Aylık aidatsa 1 TL’dir)
  4-Dernek organlarınca verilen kararlara uymamak.
  5-Üye olma şartlarını kaybetmiş olmak.

  Son... Sen gidemiyorsun diye mi yazıyorsun denebilir. O zaman soruyu sorana da; adresini ve en son ne zaman gittiğini, ileride gitme olasılığını, konaklama olanağı var mı ya da kimler maaş alıyor, eskiden kimin eviydi, kentin sanat çevrelerini kucaklayıp-kucaklamadığı vb. bir dolu soruyu sorabilirim. Ayrıca Yazarlarevi denince akla kaç kişi geliyor diye de sorasım geliyor…
Kamuoyuna duyulur.
Saygılarımla.
Kubilay Altuntaş

Pin It