SUMERLER: DÜNYANIN BİLİNEN İLK AŞK ŞİİRİ

İstanbul Arkeoloji Müzeleri dünyanın en saygın müzeleri arasındadır.

Bunu bana yıllar önce üniversitede öğrenciyken yaşlı bir Alman çift söylemişti. Onlara müzede rastlamıştım, ders çalışıyordum yanıma geldiler. Arkeoloji öğrencisi olduğumu öğrenince, dünyadaki sayılı eski eserleri görerek ders çalışabildiğim için ne kadar şanslı olduğumu söylemişlerdi. Çok haklıydılar. Acaba hepimiz yerini biliyormuyuz ve ziyaret ettik mi? Topkapı Sarayı ile Gülhane Parkı arasında mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir müzemiz.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin Eski Şark Eserleri kısmında 2461 no.lu çiviyazılı bir tablet bulunmaktadır. Bu tablet Sumerlere ait dünyanın bilinen en eski aşk şiiri ve şarkısıdır. Yukarıda bulunan fotoğrafında da görüleceği üzere çok az bir kısmı kırık ve iyi korunmuş bir vaziyettedir. Bu tableti müzenin arşivlerinde bulup, tasnifleyen ve kopyalayarak Samuel Noah Kramer ile birlikte çevirisini yapan o zaman ilgili bölümün şefi olan kıymetli hocamız Muazzez İlmiye Çığ hanımdır.

Tabletin içeriğine gelince, bir kral ve seçilmiş geliniyle ilgilidir. Kadim ayinlerin en kutsalı olan “kutsal evlilik (hieros gamos)” ayini sırasında söylenmek üzere yazılmıştır. Sumer inancına göre toprakları verimli, dölyatağını doğurgan kılmak için hükümdarın yılda bir kez, aşk ve doğurganlık tanrıçası İnanna’nın rahibelerinden biriyle evlenmesi kutsal göreviydi. Çok eskilere dayanan bu tören yılın ilk günü yapılıyordu. Müzikli, danslı şölen ve şenliklerin öncesinde yer alırdı. Bu kısa bilgilendirmeden sonra şiirimiz ve aynı zamanda şarkımız şöyledir:

Güvey, canımın içi,
Gönül açar güzelliğin, bal gibi tatlı,
Aslan, canımın içi,
Hoştur güzelliğin, bal gibi tatlı.

Beni esir ettin, titreyerek önünde durayım,
Güvey, yatak odasına götür beni,
Beni esir ettin, titreyerek önünde durayım,
Aslan, yatak odasına götür beni.

Güvey, seni okşayayım,
Sevdalı okşayışların baldan daha tatlıdır,
Balla dolu odada,
Gönül açan güzelliğinin tadını çıkaralım,
Aslan, okşayayım seni,
Sevdalı okşayışların baldan daha tatlıdır.

Güvey, benden zevkini aldın,
Söyle anama, sana tatlılar verecek,
Babam sana armağanlar verecek,
Ruhun, bilirim ruhunun nerede neşelendiğini,

Güvey, şafağa değin uyu evimizde,
Yüreğin, bilirim yüreğinin nerede sevindiğini,
Aslan, şafağa değin uyu evimizde.

Sen, beni sevdiğin için,
Yalvarırım okşayışlarını ver bana,
Yüce tanrım, yüce koruyucum,
Enlil’in yüreğini sevindiren Şu-sin’im,
Yalvarırım okşayışlarını ver bana.

Senin bal gibi tatlı yerin, yalvarırım elini onun üstüne koy,
Elimi gişban-giysisi gibi onun üstüne koy,
Elimi gişban-sikin-giysisi gibi onun üstüne kapa.

Bu İnanna’nın bir balbale-şarkısıdır.

Yukarıda aktardığımız şiir aynı zamanda şarkı tanrıça İnanna ile çoban Dumuzi’nin aşklarını, evliliklerini, ihaneti anlatan tabletlerden alınmıştır. Aslında tabletler mecazi anlam verilerek erotik şekilde yazılmış hikayelerdir. Konumuzla ilgili tablet halen İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenmektedir. Gitmeyenler mutlaka gitmeli ülkemiz haricinde Ortadoğu, Mısır, Libya gibi bölgelerden gelen eşsiz eserleri görmeli ve Osman Hamdi Bey’e teşekkürü borç bilmeli. Diğer yazılarımda görüşünceye dek esenlikle kalın.
Dip.Ark. Kadir YILDIRIMSAL

 

kaynak: https://www.turkishnews.com/tr/content/2013/12/18/dunyanin-bilinen-ilk-ask-siiri/

Pin It