Bir sonraki salgın başlamadan durdurulabilir mi?

Salgınlar insanoğlu için en büyük tehditlerden biri.

Virüslerin pandemiye dönüşmesini önlemek yine devletlerin, uluslararası organizasyonların yani insanların ne kadar hızlı olduğuna ve ne tür adımlar attığına bağlı.

Hastalığa sebebiyet veren virüsler için en iyi tanımlama; 'belirsizlik'. Bir virüsün ne kadar yayılacağı ya da kaç kişiye bulaşacağı konusunda net bir bilgiye sahip olunamıyor. Virüsün kaç kişiyi enfekte edeceği bilinmese de alınacak önlemler ile salgın kontrol altına alınabiliyor.

Salgınlar nasıl ortaya çıkıyor?

Tarihte milyonlarca insanın yaşamına mal olan virüslere bakıldığında, çoğunluğunun hayvanlardan insanlara geçtiği sonucuna ulaşılıyor. Covid-19 hastalığına neden olan koronavirüsün de, henüz kesin deliller olmasa da, yarasalardan insanlara pangolin aracılığıyla bulaştığı üzerinde duruluyor.

Uzmanlara göre dünya nüfusunun hızla artması, bunun sonucu olarak vahşi hayvanların yaşadığı ortamlar üzerinde baskının artması, orman alanlarının azalması gibi faktörler insanların doğal olarak vahşi hayvanlarla daha fazla temasa geçmesine neden oluyor.

Bilimsel çalışmalara göre hayvandan insana geçen virüsler

  • AIDS virüsü şempanzelerden
  • Hepatit B virüsü maymunlardan
  • Grip (influenza) virüsü yabani kuşlardan
  • Veba hastalığına neden olan virüsün kemirgenlerden
  • Dang Humması ya da dengue ateşi olarak adlandırılan hastalığa neden olan virüs primatlardan bulaştı.

Scientific Amerikan dergisine göre insanların avlanma aktiviteleri tehlikeli virüslerin insanlara bulaşmasında bir köprü görevi görüyor. Buna göre insanların vahşi hayvanları avlayıp bunları hijyenik olmayan ortamlarda kesip gıda olarak tüketmesi ya da bazılarını evcilleştirmesi ile insanlara bulaşabilecek virüslere kapı aralanıyor. Afrika'da yapılan bir araştırmada avcıların, öldürdükleri hayvandan akan kana rahatça temas ettiğini ortaya koydu. Bu da hayvandaki muhtemel virüsün insana geçme riskini bir hayli artırdığına dikkat çekiyor.

Virüslerin insana nasıl geçtiğini gösteren ve Lancet'te yayımlanan bir araştırmada ise, yine Afrika'da bir goril avladığını ve kestiğini belirten bir yerli üzerinde yapılan kan analizlerinde, retrovirüs ailesinden olan SFV (simian foamy virus) virüsüne rastlanıldı. Bu virüs, gorillerde bulunan bir virüs çeşidi. Araştırma, goril avlayan kişinin hayvanda bulunan virüse yakalandığını ortaya koyuyor.

Salgınlar başlamadan önlenebilir mi?

Bilim insanları salgına neden olan virüslerin yayılmaya başlamadan önce tespit edilebilmesi için geniş çaplı bir 'izleme' ağının ve altyapısının kurulması gerektiğini vurguluyor. Buna göre kurulacak 'izleme ağı' ile vahşi hayvanlardaki mikroorganizmalar tespit edilecek ve bu hayvanlara yakın temas içinde olan insanlar da sık sık kontrollerden geçirilecek. Böylece virüsün insana bulaştığı ilk aşamada tüm dünya alarma geçilecek ve virüsün ortaya çıktığı bölgede hapsedilmesi sağlanacak.

Vanderbilt Üniversitesi'nden enfeksiyon hastalıkları uzmanı Mark Denison ise farklı bir yaklaşım öneriyor. Bir sonraki salgının hangi virüsten kaynaklanacağının bilmenin imkansız olduğunu söyleyen Denison, tüm influenza türü virüslere karşı etkili olacak ilaç ve aşı geliştirmeye odaklanılması gerektiği görüşünde. Denison, her seferinde ortaya çıkan bir virüse aşı bulmaktansa virüs ailelerine karşı etkili olacak ilaçların geliştirilmesini tavsiye ediyor.

Hayvanlardan insanlara geçme potansiyeli olan virüsler üzerinde uzun yıllardır çalışma yürüten Nathan Wolfe, insanlarda virüsün erken teşhis edilmesinin yanı sıra bu virüsün insandan insana bulaşıcı özelliğinin olup olmadığının da en erken zamanda saptanması gerektiğine dikkat çekiyor. Nathan Wolfe, virüsün özelliğinin en erken zamanda teşhis edilmesinin, salgına dönüşme riskini de azaltacağını söylüyor.

Science dergisinin bir araştırmasına göre dünyada potansiyel olarak 1.6 milyon zoonotik virüs çeşidi bulunuyor ve bunun şu ana kadar sadece yüzde 1'i tespit edilebilmiş durumda. Virologlara göre de vahşi hayvanlarda insanlara bulaşma kapasitesi taşıyan yaklaşık 750 bin farklı virüs var.

 

kaynak: euronews

Pin It