Afrika’da unutulan siyah Türkler AGADEZ'ler.

 

Nijer’de bulunan Agadez Sultanlığı’nın kökeni Sultan Yıldırım Beyazıt’a kadar dayanıyor.

Bölge halkı kendini “İstanbuleva” yani “İstanbullu” olarak tanımlıyor… Agadez Sultanı İbrahim Oumarou, ‘’Damarlarımda Türk kanı taşıdığım için guru duyuyorum’’ diyor…

   Onlar çölün mavi adamları… 
   Onlar Büyük Sahra`nın siyah Türkleri… 
   Onlar son Osmanlılar… Hatta hala Osmanlılar…

Türk soyundan 
geliyorlar

   Osmanlı Devleti’nin en uzak toprağı olan Fizan’ın güneyinde yer alan Nijer’de Osmanlı kültürünün izlerine hâlâ rastlanabiliyor. Yıldırım Bayezıd’ın soyundan geldiği kabul edilen Sultan İbrahim tarafından yönetilen Agadez’in İstanbulewa kentinde Osmanlı sancağı dalgalanıyor.
Osmanlı’nın Afrika kıtasında ulaştığı en uzak nokta olan Fizan’ın güney kesiminde bulunan Agadez Sultanlığı, Osmanlı kültürünü yaşatıyor. Agadez’e bağlı İstanbulewa şehrinde halen Osmanlı sancağı dalgalanırken, bölge sultanlık sistemi ile yönetiliyor. Bölgede hâkim olan genel kanıya göre, Agadez’i yöneten Sultan İbrahim Umaru Yıldırım Bayezid Han’ın soyundan geliyor.

   Her ne kadar biz kendilerini bilmesek de Agadez’deki Tuaregler, kendilerinden binlerce kilometre uzaklıktaki akrabalarından haberdarlar. TV’lerindeki dünya bültenlerinde özellikle İstanbul ve Türkiye ile ilgili haberleri takip ediyorlar. Kendilerini “İstanbuleva” yani “İstanbullu” olarak tanımlıyorlar.
“Biz Osmanlıyız!” diyor bu kentin insanları. Agadez in valisine hala “Sultan” diyorlar. Bu bölgenin adı hala Agadez Sultanlığı. Üstelik kendilerinin Türk soyundan geldiklerini söylüyorlar. Diğer Nijerli kabilelerden daha açık renkli bir tene sahip olmalarını da buna delil olarak gösteriyorlar. Gerçekten de Agadezliler, Nijer’in diğer şehirlerinde yaşayan insanlara pek benzemiyorlar.

Masada Türk Bayrağı

   Osmanlı’nın Afrika’da ki en uzak yeri Agadez bölgesiydi. Ve bu bölgede hala Osmanlı yaşıyor. Osmanlı’nın soyundan gelen Sultan İbrahim Oumarou (Ömer), ‘’Damarlarımda Türk kanı taşıdığım için guru duyuyorum. Masamda iki bayrak var. Biri yaşadığımız ülke Nijer’in bayrağı, diğeri Türk olduğumuz için Türk bayrağı…’’ diyor…

   “Yüzyıllar önce Nijerli kabilelerinden Tuaregler arasında birliğin dağıldığını” söyleyen Agadez Sultanı, “O zamanlar 300 kişilik bir heyet hakem için Osmanlı’ya gitmiş. Bir yönetici atamalarını istemişler. Rivayete göre padişahımız cariyelerinden bir oğul vermelerini istedi. Afrikalı bir cariye Yunus isimli oğlunu verdi.” diye Osmanlı ile olan tarihi geçmişi dile getirdi.
Cihan devleti Osmanlı, takvimler 1405 yılını yani Yıldırım Beyazıt dönemini gösterdiği zaman, bu olayla birlikte Afrika’daki en uzak toprağına yerleşmiş oluyordu.

   İşte Agadez Sultanı İbrahim Oumarou da o zaman bölgede yönetici olarak atanan Yunus Sultan’ın soyundan geliyor. Ve Osmanlı’ya saygıdan dolayı sadece Nijer’in Agadez şehrinde kent yöneticisi kendisini Sultan olarak ifade ediyor.
   
   Agadez Sultanı İbrahim Oumarou daha önce İstanbul’a gelmiş ancak yoğun programı dolayısıyla Topkapı Sarayı’nı gezememiş.
Agadez’de bir fahri konsolosluk açılmasını isteyen İbrahim Oumarou, ayrıca Nijer için Türkiye’nin Tarım projeleri geliştirmesini dile getiriyor ve ekliyor: “Ülkemizde kronik bir yetersiz beslenme söz konusu… Bu bizim için çok önemli.”

Agadez Türkleri 
kitaplaştırıldı

   Konuyla ilgili araştırmalar iki yıl önce Niamey’a atanan büyükelçi Hasan Ulusoy’un çalışmaları ile hız kazandı.
   Yerel ve ardından sözlü kaynaklardan bu bilgileri tespit eden Büyükelçi Ulusoy, daha sonra ikincil kaynaklardan da benzer bilgilere rastlamış. Emekli Büyükelçi Numan Hazar’ın kaleme aldığı bir kitapta da Fransız kaynaklarına atfen bu konuya değinildiğini gören Ulusoy, “1400’ün başında bir heyet Osmanlı sultanına çıkarak, kendilerini yönetmesi için bir şef göndermesini istiyorlar. Ben o sultanın Yıldırım Bayezid olduğu çıkarımında bulundum. Fakat bunu incelemek lazım.

   Rivayete göre, bir Afrikalı cariyesinden olma oğlunu bu bölgeye yolluyor. Gönderilen zatın adı da Yunus. Yunus Sultan buraya geliyor ve bugün Agadez Sultanlığı denen ilk sultanlığı kuruyor.”
 Image processed by CodeCarvings Piczard ### FREE Community Edition ### on 2013-10-20 17:13:23Z | http://piczard.com | http://codecarvings.com
Image processed by CodeCarvings Piczard ### FREE Community Edition ### on 2013-10-20 17:13:23Z | http://piczard.com | http://codecarvings.com

  Hasılbir hayat
 yaşıyorlar

   Agadez, Mali’deki Timbuktu kenti ile birlikte sahranın en önemli iki kültürel mirasından biri. Nijer’in başkenti Niamey’e 1000 kilometre uzakta. Büyük sahranın kuzeye açılan kapısı Agadez’e, uzun bir yolculuktan sonra ulaşılıyor. Kent küçük bir havaalanına sahip. Son zamanlarda turistlerin ilgisini çekmeye başlamış. Körfez ülkelerinden gelen zenginler, Agadez çevresindeki çöllerde ceylan avlıyorlar.
   
   Bir kerpiç evler kenti Agadez. Çevresi Harmattan rüzgarının büyük tepecikler oluşturduğu altın sarısı çölle kaplı. Kum denizindeki yeşil adacıkları andıran vahalarda meyve sebze yetiştiriliyor. Harmattan rüzgarı esmeye başladı mı, tozdan göz gözü görmüyor.
   Buradaki yabancılar için çekilecek gibi değil. Ama çölün mavi adamları için, kavurucu sıcakları biraz olsun kıran bu rüzgar büyük nimet. Yüksek kerpiç duvarlarla çevrili bahçelerde dört kazık üzerine örtülen hasırlardan oluşan çardaklar var. 
   Agadezliler kavurucu sıcaklarda günün büyük bölümünü buralarda geçiriyor.

   Haber: Yusuf Ziya 
Erarslan

KAYNAK: TÜRKİYE KAMU-SEN YAYIN ORGANI 
KAMUTÜRK DERGİSİ KASIM 2015 SAYISI