“Türkmen taciri değiliz”

  

Adı : Ömer Altun.      
    Şanlıurfa,  Karacdağlı. Gönüllü yüklendiği görevi: “ Tüm Türkmenler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanlığı”    


 

 Böyle bir derneği neden kurmak istediniz? diyorum.  

Yüzüme bakıyor.  sıkıldığı belli.

 “Bir kere” diye başlıyor sözlerine.  “Ben Urfalıyım. Karacdağlıyım ve Türkmenim.”    
   Bu kez şaşırma sırası bende..  Devam ediyor sözlerine:

 “ Türkiye’nin içinde bulunduğu şartları biliyorsunuz. Emperyalistler bizi bir kere daha bölmeye çalışıyorlar. Benim yaşadığım toprakları utanmadan, sıkılmadan Kürtleştirmeye çalışıyorlar. Bizim bu derneği kurmamız için en büyük neden bu. Biz binlerce yıldan beri bölgede yaşayan Türkleriz. Lakin dönem dönem ihmal edilmişiz ve dolayısıyla gâhi cebren, gâhi çıkarlara istinaden Kürtleşmeye başlamışız. Ben şahsen Karakeçili aşiretindenim. Biz dahi Türkmen olduğumuzu, Türk olduğumuzu sonradan sonraya öğrendik. Benim aşiretimde dahi Kürtçe konuşan ve Türkçe bilmeyen insanlarımız var. İşte bizim Tüm Türkmenler Derneği’ni kurmamızın başlıca nedenlerinden biri bu.  Emperyalistlerin Kürtleştirmek istedikleri Türk coğrafyasında asıl yerli halkın Türk olduğunu haykırabilmek için bu derneği kurduk. Önce kendi insanımıza anlatmayı tercih ettik. Kendi inanına derdini anlatacaksın ki elin oğluna, elin gâvuruna anlatabilesin.” 
    Bir tuhaf oluyorum, duygu seli beynimi zonklatıyor. Tüylerim diken diken oluyor.

Türk ulusunun yüceliğine bir kez daha tanık oluyorum.  

O, devam ediyor: “ Türkmen lafı bildiğim kadarıyla Büyük İskender’den bu yana var. İskender galiba Peç’lerle karşılaştığı zaman onların kim olduğunu araştırmışlar ve o da bunlar galiba Türkmen” demiş. Tevatür odur ki o günden bu güne Batı tanımadığı Türk boylarına Türkmen diye hitap etmiş. Türk ulusunun boylarını, soylarını Batı ne bilsin. Türk boylarının önemli bir kısmı da “Türkmen” adıyla bu günlere gelmiş.”  

Şaşırmaya devam ediyorum. 
  Sonradan öğrendiğime göre nam-ı müsteharı ‘Garip’ olan Ömer Altun’un verdiği bilgiler beni şaşırtıyor.    Eee aksakallılar boşa dememişler “ Altun viranda bulunur”.  
   Konu Türklük olunca bu ulusun garip gurebası bile tekmilden Oğuz kesilir de o yüzden binlerce yıldan beri tarih Türklükle anılır.
  Beynimi kurcalayan bir soru var  ve soruyorum: 

“ Piyasada onlarca Türkmen Derneği varken, neden bir yenisini kurdunuz?”   Gözbebekleri kararıyor. Karartı geçiyor ışıltı sarıyor gözlerini.

"Biliyorum” diyor.

 “ Var lakin birçoğu Türkmen taciri. Azerbaycan’dan tutun, İran’a ve özellikle son zamanlarda Irak ve Suriye’ Türkmenlerine hitap eden dernekler türedi. Türkmen değil bunların çoğunun derdi. Maksatları Türkmen ticareti. Kimi devletten medet umuyor kimi Türkmen Derneği adı altında yapacağı işlerden”  

   Bu kez benim gözlerim kararıyor. Kestirip atıyor Ömer Altun:

Biz teşkilatçıyız beğim. Teşrifatçı değil. Maksadımız da Türkmen taciri olmak heç değil. Göreceksiniz Allah’ın izniyle elbet anlatacağız meramımızı..Göreceksiniz.”

Gayri fazla söze gerek yok.

Anlayan anlamıştır zaten!

   Reha Ören